← Sayıya dön

Dragomania · 2. Sayı
Düz okuma.

Sayfaları aşağı kaydırarak okuyun. Tarayıcının yakınlaştırmasını kullanabilirsiniz. Görsellerin altındaki otomatik metin çıkarımı editoryal olarak düzeltilmiş bir web sürümü değildir.

Tek sayfalı PDF okuma kopyasını indir ↓

Ön kapak

Dragomania · 2. Sayı — Ön kapak

2

Dragomania · 2. Sayı — 2
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

İÇİNDEKİLER

3

Dragomania · 2. Sayı — 3
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                             2. SAYI   3

ÖN SÖZ
Merhaba Dragomania Okurları,

Dragomania, bundan üç yıl önce yayımlanan ilk sayısıyla
çeviri öğrencilerinin ve çeviriye ilgi duyan herkesin
dünyasına küçük bir pencere açmıştı. Bugün ise biz,
yeni ekip olarak o pencereyi yeniden aralıyor; içimizdeki
renkli dünyaları sizlerle buluşturan dergimizi kaldığı
yerden devam ettirmenin heyecanını taşıyoruz. Şimdi,
ikinci sayımızla yeniden karşınızdayız! Bu sayının,
Dragomania’nın geçmişiyle bugünü arasında güzel bir
köprü oluşturmasını ve yeni bir başlangıca vesile olmasını
diliyoruz.

Bu sayımızda, dilin üstlendiği rollerden dil kalıplarının
kültürümüzü ve günümüz hayatını nasıl şekillendirdiğine;
çevirinin toplumsal dönüşümlerdeki büyük gücünden farklı
çeviri alanlarına kadar pek çok önemli konuya değindik.
Çeviri alanlarını ele alırken, çevirmenliğin dünyayı ve
toplum yapısını nasıl inşa ettiğini gözler önüne sermeyi
hedefledik.

Yazar sahip olduklarını yazıya döker; okuyucu ise o bilgileri
kendi dünyasına alarak başka hayatlarda yaşatır. Yazarlar
olarak umuyoruz ki bu sayıda, bizler gibi çevirmenlik
yolunda ilerleyen ya da farklı patikalarda yürüyen tüm
arkadaşlarımızın ve hocalarımızın keyifle okuyacağı ve
ilham alacağı yazılar sunabilmişizdir. Cebinize atacağınız
küçük bir bilginin bugün ya da gelecekte yolunuzu
aydınlatması en büyük temennimiz.

Dergimize değerli katkılarını sunan hocamız Dr. Öğr.
Üyesi Barbaros Uzunköprü’ye ve kıymetli Çevirmen
Beril Beşağıl’a içten teşekkürlerimizi sunarız. Siz değerli
okurlarımıza da vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor,
keyifli okumalar diliyoruz!

                                    Asude AY
                            Genel Yayın Yönetmeni

4

Dragomania · 2. Sayı — 4
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

4   DRAGOMANIA

  Bir Çeviriyle
 Değişen Tarih:
  Martin Luther
  ve İncil Çevirisi

      Tarih boyunca çeviri faaliyetleri, farklı dilleri konuşan toplumlar arasında
       iletişimi sağlamanın ötesine geçerek önemli toplumsal değişimlere de öncü
     olmuştur. Bazı çeviriler bir metni başka bir dile aktarmanın yanı sıra insanların
     düşünce biçimlerini ve bilgiye erişim yöntemlerini kökten değiştirmiştir. Mar­
      tin Luther’in 16. yüzyılda İncil’i Almancaya çevirmesi, bu durumun en dikkat
      çekici örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çeviri, yalnızca kutsal
      bir metni başka bir dile aktarmakla kalmamış, aynı zamanda Avrupa’da bilgi­
     ye erişim konusunda önemli bir dönüm noktası olmuştur.


             slında  İncil’in  farklı  dillere   rek eyleme geçen en önemli isim   kitaptan öğrenmeleri gerektiği­
           çevrilme  süreci  Luther’den   Martin Luther oldu. 1517 yılında    ni savunuyordu.  A
      önceye dayanmaktadır.  4. yüz­   yayımladığı 95 Tez  ile endüljans      Luther’in fikirleri kısa süre­
        yılda Aziz Jerome, kutsal metin­   uygulaması başta olmak üzere ki­  de geniş çaplı tartışmalara yol
          leri Latinceye çevirerek Vulgata    lisenin otoritesine şiddetle karşı    açtı.  Tartışmalar  sonucunda
        olarak bilinen metni meydana ge­    çıktı. Luther’e göre Hristiyanlıkta   Luther, Papa tarafından aforoz
         tirmiştir. O dönemde Latince ge­   mutlak otorite kilisenin gelenekleri    edildi ve 1521 yılında Worms
        niş  kitleler  tarafından  kullanılan    değil, Kutsal Kitap olmalıydı. İn­   Diyeti’nde (Meclis) yargılandı.
       yaygın bir dil olduğu için Jerome,                                          Fikirlerinden vazgeçmeyi red­
          İncil’i daha fazla insana ulaştırma­                                   detmesi üzerine hakkında tu­
         yı hedeflemiştir. Ancak yüzyıllar                                    tuklama kararı çıkarıldı. Hayatı­
       geçtikçe Latince günlük yaşam­                                         nın tehlikeye girmesi nedeniyle
      dan uzaklaşmış ve Avrupa halk­                                         destekçileri tarafından Wart­
         larının büyük çoğunluğu için an­                                   burg Kalesi’ne gizlice götürül­
        laşılmaz hâle gelmiştir. 16. yüzyıla                                       dü. Luther burada saklanırken
        gelindiğinde ise Alman halkı kutsal                                                İncil’in Almanca çevirisi üze­
        metinleri doğrudan okuyamamış,                                       rinde çalışmaya başladı. Oriji­
      bu durum dinî bilgilerin yalnızca                                          nal Grekçe (Eski Yunanca) me­
         kilisenin yorumları aracılığıyla öğ­                                                  tinleri temel alarak Yeni Ahit’in
        renilebilmesine neden olmuştur.                                                çevirisini  yalnızca  birkaç ay
      O dönemde Katolik Kilisesi Av­                                         içerisinde  tamamladı.  Daha
       rupa’daki en güçlü kurumlardan                                    sonra  çalışmalarını  sürdüre­
         biriydi. Kutsal metinleri yorumla­                               Ferdinand Pauwels,   rek Eski Ahit’i de tamamladı ve
     ma yetkisi büyük ölçüde din gö­               Luther 95 Tezini Kapıya Çivilerken (1872)   1534 yılında Almanca  İncil’in
         revlilerinin elindeydi ve halkın bu   sanların dinî metinleri kendi dille­  tam sürümü yayımlandı.
          bilgileri teyit etme imkânı olduk­   rinde okuyabilmeleri ve inançlarını      Luther’in  amacı   yalnızca
      ça sınırlıydı. Bu durumu eleştire­   aracı olmadan, doğrudan kutsal   metni çevirmek  değildi;  aynı

5

Dragomania · 2. Sayı — 5
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   5


                                                             Tarih





                                                                   Anton von Werner, Luther Worms Meclisi’nde (1877)

zamanda   insanların   bilgiye   form   Hareketi’nin  büyümesine   çok daha geniş kitlelere ulaşma­
daha kolay ulaşmasını sağla­   katkıda bulundu ve kilisenin bilgi    sını sağlar. Tarih boyunca bilimsel
mak istiyordu. Bu nedenle çe­   üzerindeki  mutlak  hâkimiyetinin   eserlerin, felsefi metinlerin ve dinî
virisinde halkın günlük yaşam­   sorgulanmasına neden oldu.         kaynakların  çevrilmesiyle   farklı
da kullandığı yalın Almancayı      Luther’in çevirisinin en önemli   toplumlar ortak bir insanlık mirası
tercih etti. Böylece kutsal me­   sonuçlarından biri de, bilgiye doğ­   oluşturabilmiştir.
tin ilk kez geniş kitleler tarafın­   rudan erişimin neleri değiştirebi­    Sonuç olarak Martin Luther’in
dan anlaşılabilecek bir üslupla   leceğini göstermesidir. Bir bilginin    İncil’i  Almancaya  kazandırması,
halka sunuldu. Matbaanın yay­    sürekliliği veya güçlü bir otorite ta­   çeviri tarihinin en önemli dönüm
gınlaşması da çevirinin etkisini   rafından savunulması, onun mutla­   noktalarından biri olarak değerlen­
artırdı. Basılan kopyalar kısa   ka doğru olduğu anlamına gelmez.    dirilebilir. Bu çalışma yalnızca dinî
sürede Almanya’nın farklı böl­   İnsanların kaynaklara birinci elden    bir dönüşüm yaratmamış, aynı za­
gelerine ulaştı ve Reform fikir­   ulaşabilmesi  ve  bilgileri  bağım­  manda bilgiye erişim, eleştirel dü­
leri geniş kitlelere yayıldı.          sız  şekilde  değerlendirebilmesi,   şünce ve otoritenin sorgulanması
  Bu  çevirinin  etkileri  kısa    sağlıklı bir toplumun oluşmasında    gibi konularda da kalıcı etkiler bı­
sürede  görülmeye  başlandı.   önemli bir rol oynar. Bu bağlamda   rakmıştır. Tarih bize bazen büyük
İnsanlar  ilk kez  kutsal met­   Luther’in çevirisi, bireylerin bilgiye   değişimlerin savaşlarla veya siyasi
ni kendi başlarına okuyabilme   erişim hakkının ne kadar değerli   kararlarla değil, insanların gerçe­
imkânı elde  etti. Böylece dinî   olduğunu ortaya koymuştur.          ği kendi gözleriyle okuyabilmesini
konularda  yalnızca  otoritele­    Bu olay aynı zamanda çevir­   sağlayan bir çeviriyle de başlaya­
rin yorumlarına bağlı kalmadan   menlerin toplum üzerindeki etkisi­   bileceğini göstermektedir.
kendi değerlendirmelerini ya­    ni de göstermektedir. Çevirmenler
pabildiler. Kilisenin öğretileri ile   çoğu zaman görünür kişiler olma­                                                                Yazarİncil’de yazılanları karşılaştıra­   salar da bilgi, kültür ve fikirlerin
bilen bireyler, daha önce sor­   yayılmasında arka planda belirle­          Asude Ay
gulanmayan birçok uygulamayı    yici bir rol üstlenirler. Bir metnin
tartışmaya açtı. Bu durum Re­    farklı dillere aktarılması, o metnin

6

Dragomania · 2. Sayı — 6
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

6   DRAGOMANIA




  Değişen Dünyada
  Çevirmen Olmak

     Ya duymaktan çok sıkıldığınız ya da aklınızın bir köşesinde hâlâ yer edinen bir
     konu üzerine konuşacağız: “Çevirinin Geleceği” paradigmasından. O kadar
     kapsamlı bir süreç ki tercih döneminde başlayıp mesleği icra ettiğimiz son
     güne kadar devam edebiliyor. Günümüze kadar gelen kalıp ifadelere baktığı­
     mızda ise bunları şu şekilde sıralayabiliriz: “Teknoloji çok gelişti, çeviri okuyup
     ne yapacaksın ki?”, “Artık herkes İngilizce biliyor. Okumadan da hobi olarak
      çevirmenlik yapabilirsin(!)”, “Yapay zekâ mesleğinizi elinizden alacak, geleceği
     yok bu işin...” Açıkçası her seferinde içimde bir rahatsızlık hissi uyanıyor çünkü
    bu cümleler yalnızca bir ön yargı değil, aynı zamanda çevirmenliğe dair algının
     ne kadar yüzeyde kaldığının ve mesleğin çok katmanlı yapısının göz ardı edil­
      diğinin bir göstergesi. Elbette haklı yönleri var, ancak gözden kaçırılan nokta
      çevirin yok olmadığı, sadece diğer çoğu meslek gibi “evrimleştiği”. Gelin, bu
     konunun biraz daha derinliklerine inelim.

7

Dragomania · 2. Sayı — 7
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   7


                                                  Sektör & Gelecek
Çeviri Hiç Bu Kadar Gündemde Olmamıştı
Çeviriye duyulan ihtiyacın boyu­    yazılmıştı. Gün  içinde  dinlediği   kanallarından birinde uluslararası
tunu yalnızca rakamlarla anlat­    bir şarkının sözlerini merak edip    bir zirve yayınlanıyor. Farklı ül­
mak yerine, günlük hayatımızdan   anlamına bakıyor. Arkadaşlarıyla   kelerden liderler kendi dillerinde
örneklerle  de  göstermek   isti­   izlemeye gittiği bir filmde ya da   konuşurken, ekrandan gelen çe­
yorum. Sabah alarmının sesiyle   tiyatro oyununda çeviri o kadar   virmen sesi sayesinde söylenen­
uyanan birini düşünelim. Telefo­   güçlü ki bunu fark etmiyor bile;    leri anlıyor. Belki bir oyuna girip
nunu eline alır almaz sosyal med­   kendini bir anda kahkaha atarken    yerelleştirilmiş bir dünyada vakit
yada geziniyor; yabancı bir içerik   ya da gözleri dolmuş hâlde bulu­   geçiriyor. Uyumadan önce bir ki­
üreticisinin videosuna eklenmiş   yor. Çünkü iyi bir çeviri, sadece   tap okumak istediğinde, aslında
Türkçe alt yazıları okuyor. Başı   anlamı değil, duyguyu da eksik­   başka dilde yazılmış bir eser, çe­
ağrıdığı için komodinin üzerindeki   siz taşır. Sporla ilgiliyse spikerin    viri sayesinde kendi dilinde hayat
ilaca uzanıyor ve kutunun içinden   aktardığı oyuncu röportajları ya   buluyor. Yani, yaşamımızda çevi­
çıkan kullanım kılavuzunu açıyor.   da  teknik  direktör  açıklamala­   riye duyulan ihtiyaç da bu alan­
İlacın ne zaman, nasıl ve hangi     rı çoğu zaman çeviri aracılığıyla   daki arz-talep dengesi de olduk­
dozda kullanılacağını anlatan bu   izleyiciye  ulaşıyor. Akşam eve   ça canlı. Peki günümüzde çeviri
metin,  aslında başka  bir  dilde   gelip televizyonu açıyor, haber   süreci nasıl işliyor?

  “Hukuki belgeler, hasta bilgileri ya da kurum içi yazışmalar gibi hassas içe­
 riklerin açık erişimli yapay zekâ sistemlerine aktarılması söz konusu değildir.
 Tam da bu noktada çevirmen, etik sorumluluk taşıyan, bilgiyi koruyan ve bağ­
 lamı doğru yöneten bir uzman olarak önemini korumaya devam etmektedir.”

Yapay Zekâ ve Çeviri
Günümüzde   makine    çevirisi   ve elinizdeki metni yapay zekâya    la “Come  alive with the Pepsi
araçları (Google Translate, De­    çevirtebilirsiniz. Bu durumda da   Generation”) sloganı, pazarlama
epL, Microsoft Translator) sani­   son zamanlarda çeviri şirketle­   tarihindeki en bilinen çeviri ha­
yeler içinde metinleri farklı dillere   rine şu yönde talepler gelmeye   talarından biridir. Yerel dile yanlış
aktarabiliyor; bu da çeviri süreç­   başladı: “Merhaba, metni yapay   çevrilen slogan, Çince’de “Pepsi
lerini hem hızlandırıyor hem de   zekâ  ile çevirdik;  bir çevirmen    Atalarınızı Mezardan Geri Geti­
daha  erişilebilir  hâle  getiriyor.   tarafından son kontrolünün yapıl­   riyor” şeklinde  çevrildi (Martin
Ancak şirketler, kurumlar ve pro­   masını istiyoruz.” Bu talep, nihai     Prill, 2025). Kültürel olarak çok
fesyoneller açısından bakıldığın­   güvenin yine profesyonel çevir­   hassas bir konu olan atalar ve
da veri gizliliği ve bilgi güvenliği   menlere duyulmasını ve bu sis­   ölüm üzerinden yanlış bir mesaj
kritik bir konudur. Hukuki belge­   temlerin hâlâ hata yapmaya açık    verildi ve marka bu sloganı Çin
ler, hasta bilgileri ya da kurum içi   olduğuna dair örtük bir kabulü de   pazarına  taşıdığında büyük  bir
yazışmalar gibi hassas içeriklerin   içinde barındırıyor. Haklı bir ka­    iletişim sorunu yaşandı.
açık erişimli yapay zekâ sistem­   bul çünkü yanlış çeviri örnekleri   Sözlü  çeviri söz konusu oldu­
lerine  aktarılması  söz  konusu   oldukça ironik.                 ğunda ise tablo biraz daha farklı.
değildir. Tam da bu noktada çe­     Michigan  International  Busi­   Yapay zekâ  destekli simultane
virmen, etik sorumluluk taşıyan,   ness tarafından 2024’te yapılan   çeviri sistemleri her geçen gün
bilgiyi koruyan ve bağlamı doğru    bir araştırmaya göre, yanlış çevi­   gelişmekte ve özellikle gündelik
yöneten bir uzman olarak önemi­    riler şirketlere yılda yaklaşık 46   iletişimde pratik çözümler sun­
ni korumaya devam etmektedir.    milyar  dolar  kaybettirmektedir.   maktadır.  Ancak  sözlü  çeviri;
  Fakat her metin bu gizliliği ge­   Örneğin  Pepsi’nin  ünlü  “Pepsi   anlık karar alma, tonlama, vurgu,
rektiren içeriğe sahip olmayabilir   Nesliyle Canlanın” (orijinal adıy­   beden dili ve bağlama göre anlam

8

Dragomania · 2. Sayı — 8
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

8   DRAGOMANIA


    “Yapay zekâyı
     çevirmenin
      yerini alan
     bir rakip gibi
      değil, çeviri
     sürecini daha
     hızlı ve verimli
     hâle getiren
    bir araç olarak
     düşünmek
      gerekiyor.”




       üretme gibi son derece karmaşık    gibi pozisyonlar, bu çeşitlenme­    si çıktısını eleştirel bir gözle de­
        beceriler gerektirir. Bu nedenle   nin öne çıkan örnekleri arasında   ğerlendirip, gerektiğinde yeniden
        yalnızca  diplomatik  görüşme­   yer alıyor.                            şekillendirebilen ve post-editing
          ler, uluslararası toplantılar ya da                                            gibi yeni süreçlere hâkim olan bir
       hassas müzakereler gibi yüksek  Yeni Nesil Çevirmen       uzman olması gerekecek. Buna
          riskli  ortamlarda  değil;  günlük  Kimdir?                         alan uzmanlığı ve güçlü bir termi­
        iletişimde de doğru anlaşılma, ni­   Yapay  zekâyı çevirmenin  yeri­    noloji hâkimiyeti de eklendiğinde
        yetin eksiksiz aktarılması ve ileti­    ni alan bir rakip gibi değil, çeviri   ortaya yalnızca teknolojiyi kulla­
        şimin sağlıklı ilerlemesi açısından   sürecini daha hızlı ve verimli hâle   nan değil, teknolojiyi yönlendire­
       insan çevirmenin rolü hâlâ büyük   getiren bir araç olarak düşünmek   bilen bir çevirmen profili çıkıyor.
      önem taşıyor.                       gerekiyor. Büyük hacimli metinle­   Belki de asıl sorulması gereken
          Sanılanın aksine, yapay zekâ­    rin kısa sürede işlenmesi, tekrar   soru “Yapay zekâ çevirmenlerin
       daki gelişmeler mesleği daralt­   eden  işlemlerin  otomatikleştiril­    yerini alacak mı?” değil, “Yapay
      maktan  ziyade  çeşitlendirerek   mesi ve çevirmenin insan uzman­   zekâ ile birlikte çalışmayı en iyi
        yeni alanlar açtı ve özellikle de    lığının gerçekten gerekli olduğu   öğrenen çevirmen kim olacak?”
       bizim gibi çeviri öğrencileri için   noktalara  odaklanabilmesi,  bu   sorusudur.
      büyük bir fırsat kapısı oluşturdu.   teknolojinin sunduğu en önem­
                                                                                Yazar        Post-editing Uzmanı  (Post-edi­      li avantajlardan bazıları. Burada
                                                                                     Elif Yalçın         tor), Yerelleştirme Uzmanı (Loca­    asıl mesele, çevirmenin bu deği­
         lization Specialist), Terim Uzmanı   şen sürece nasıl uyum sağlayaca­
        (Terminologist),  Kalite  Kontrol    ğı. Geleceğin çevirmeni yalnızca
      Uzmanı (QA Specialist), Makine    bir dilden diğerine metin aktara­
        Çevirisi  Eğitmeni (MT  Trainer)   bilen kişi olmayacak. Teknolojiyi
       ve Veri Uzmanı (Data Specialist)   etkin kullanabilen, makine çeviri­

9

Dragomania · 2. Sayı — 9
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                         2. SAYI   9
     Çeviri Odasında
       Kim Var?

   Çeviri dediğimiz şey, dışarıdan bakıldığında iki sözlük açıp kelimeleri alt alta dizmek
   gibi görünebilir. Ama işin mutfağına girdiğinizde, özellikle de mütercim tercümanlık
  koridorlarında birkaç dönem geçirdiğinizde anlarsınız ki durum hiç de öyle değil.
  Hatta aramızda kalsın, biz çevirmenler aslında çok iyi yalan söyleriz; özellikle de
  kendimize! Bir cümleye başlarken “Bu çok basit bir cümle ya, iki dakikaya biter.” deriz
  ve 20 dakika sonra kendimizi hala aynı cümlenin ortasının, boş ekrana bakarken
  buluruz. Bir çeviri sürecinin yüzde 30’u gerçekten düşünmekse, emin olun yüzde
   70’i o boş ekrana bakıp hayatı sorgulamaktır. Bazen de orijinal metindeki cümleyi
  tamamen değiştiririz ve içimizden “Bence benimki orijinalinden çok daha güzel oldu.”
  diyerek kendimizi rahatlatırız. Çünkü biz biliyoruz ki asıl orijinal diye bir şey yoktur;
  her metin her okunduğunda ve her çevirmen tarafından ele alındığında yeniden,
   sıfırdan yazılır.

                              s              e  er                         n             k                      a  ld           a                     e u          C                   B o          fh                 e         oS                 h         e         t
                    l
ld         c         l
o         ei         i                    p
C         P                   S



  Popüler Kültür, Sokak Dili                 mekanik bir uzaklaşma komutu olarak çevirir; ama
  ve Yapay Zekânın Sınırları                     bir insan çevirmen o cümlenin arkasındaki kültürel
                                                        öfkeyi ve mizahı hisseder. Biz de Dragomania ekibi      Peki, bir dildeki kültürel bir kalıpla veya sokak
                                                            olarak, bu sayfamızda insan yaratıcılığının sınırlarını    diliyle karşılaştığımızda ne yapıyoruz? Mesela dizi­
                                                         zorlayalım istedik ve sizi kelimelerin o çılgın labiren­   lerde, filmlerde karşımıza çıkan “she felt blue” ifa­
                                                             tine davet ediyoruz.   desini ele alalım. Bunu “mavi hissetti” diye çevirip
   geçmek, çevirmenliğe ihanet etmektir. O an karak­
   terin içine çöken tuhaf sıkıntıyı, keyifsizliği ve dra­                                      Mesleki Deformasyon: Altyazılarla   matik havayı hedef dile aktarabilmek için “içine bir                                       İmtihanımız   hüzün çöktü” ya da direkt “keyfi kaçmıştı” demek
                                                                Tabii iş sadece yapay zekayla aşık atmakla bit­   gerekir. İşte bu, kelimelerin arkasındaki dünyayı ya­
                                                        miyor; mütercim tercümanlık öğrencisi olmanın ge­   kalamaktır. Dil o kadar yaşayan ve esnek bir şey ki,
                                                                      tirdiği ve hayat boyu kurtulamayacağımız o meş­   bazen kelimeler yetmez, aradaki kültürel köprüyü
                                                   hur mesleki deformasyonla da her gün yüzleşmek    sizin inşa etmeniz gerekir. Tam da bu yüzden, son
                                                      zorundayız. Mesela normal insanlar bir diziyi veya   zamanlarda sürekli karşımıza çıkan “insan çevirisi
                                                                     filmi sadece arkalarına yaslanıp keyifle izleyebilir­   vs yapay zeka” tartışmalarına çok gülüyoruz. Yapay
                                                                  ler değil mi? Bizim için bu neredeyse imkansız bir   zeka kelimeleri tıkır tıkır yan yana getirebilir ama
                                                        eylemdir. Ekranda akan altyazıyı görür görmez zih­    satır aralarındaki o popüler kültür sosunu, ironiyi
                                                       nimiz hemen arkada dönen orijinal İngilizce repliği   veya sokaktaki  dili asla yakalayamaz. Yapay ze­
                                                 yakalamaya çalışır ve saniyeler içinde o altyazıyı   kaya “Oğlum bak git!” derseniz muhtemelen bunu

10

Dragomania · 2. Sayı — 10
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

10   DRAGOMANIA



        kendi içimizde acımasızca eleştirirken buluruz ken­   virirsek metnin ruhunu pastanede bırakmış oluruz.
          dimizi. Hatta bazen Netflix’te veya sinemada öyle   Oysa kastedilen şey o işin ne kadar basit olduğu­
       büyük altyazı ve dublaj hatalarına denk geliriz ki,   dur; yani bizim jargonumuzla tam bir bebek oyun­
          filmin dramatik anında sınıfça kahkahayı basmamak   cağı veya çantada kekliktir. Benzer şekilde, tiyatro
          için kendimizi zor tutarız. Audiovisual, yani görsel-i­
          şitsel çeviri derslerinde tam da bu yüzden popüler
         kültür çevirisi üzerine bu kadar çok kafa yoruyoruz.                              “Dil o kadar yaşayan
       Çünkü ekranda yapılan tek bir çeviri hatası, tüm bir
        sahnenin büyüsünü yok edip izleyiciyi hikayeden                            ve esnek bir şey ki,
       tamamen koparabiliyor.                           bazen kelimeler
     Gecenin Bir Yarısı Gelen İtiraflar       yetmez, aradaki
         Çevirmen mutfağının bir diğer gizli gerçeği de iti­                            kültürel köprüyü sizin         raflarımızda saklıdır. Çoğu zaman dışarıdan bakan­
          lar bizim hatasız birer çeviri makinesi olduğumuzu                           inşa etmeniz gerekir.”
       düşünür ama durum hiç de öyle değildir. Gecenin
          bir yarısı teslim edilmesi gereken bir ödevin ya da
        projenin başında, tamamen yaratıcı bir tıkanma ya­   sahnesine çıkmak üzere olan birine “break a leg”
        şadığımızda anonim olarak birbirimize şu itirafta   dendiğinde “bacağını kır” mesajı verilmez. Bu kök­
        bulunuruz: Bazen kelimesi kelimesine çeviri yap­    lü bir sahne batıl inancıdır ve aslında derin bir iyi
       maktan o kadar yoruluyorum ki metni adeta hedef   şanslar dileğidir. Biz bunu Türkçeye adapte eder­
         dilinde sıfırdan yazıyorum! İşte tam o anlarda, oriji­   ken “şeytanın bacağını kır” ya da “sahneyi yık geç”
         nal metnin sınırlarından kurtulup dile kendi ruhumu­   diyerek o sahne ateşini hedef dile taşırız. Bir şarkı­
       zu üflediğimizde ortaya çıkan şey sadece bir çeviri   da “hit the road” tınısını duyduğumuzda bunu “yola
          değil,  iki kültürün çarpışmasından doğan yepyeni   vurmak” gibi kaba bir mekanikliğe hapsetmeyiz.
          bir sanat eseri oluyor. Dile bu açıdan bakabildiği­  Duruma göre yola koyulma vakti deriz, hatta ortam
        mizde, kelimelerin o çılgın labirentine girmek bir zo­   çok samimiyse “bize müsaade, yaylanalım” diyerek
         runluluktan çıkıp keyifli bir maceraya dönüşüyor.      çeviriye can veririz. Hele o “under the weather”
                                                                         kalıbı yok mu; hava durumunun altında kaldığını
                                                   düşünen yapay zekaya inat, biz o insanın aslında
      Sözlükleri Ağlatan Kalıplar: Kurşunu                                                  tam hasta olmasa da kırgın olduğunu anlar ve anne
      Isırmak mı, Bağrına Taş Basmak mı?                                                                 şefkatiyle “üzerimde bir kırgınlık var, şifayı kapmak
            Gelin, popüler kültürde ve dizilerde karşımıza   üzereyim” diye tercüme ederiz.
         çıktığında beynimizi yakan, sözlüklerin canına oku­
       yan o meşhur kalıplara beraber bakalım. Mesela bir
       Amerikan dizisinde havalı bir karakter durup durur­
       ken “spill the beans” dediğinde, mutfakta bir kaza
        olduğunu ve fasulyelerin yere döküldüğünü sanıyor­                                                                     Bite the Bullet
        sanız büyük yanılıyorsunuz. Oradaki kişi aslında de­
        dikodu istiyordur ve biz Türkçedeki o samimi ener­
             jiyi yakalamak için buna direkt “dökül bakalım” ya
       da “çıkar ağzındaki baklayı” deriz. Ya da bir aksiyon
         filminde karakterin “bite the bullet” dediğini duydu­
       ğunuzda bunu “kurşunu ısırmak” diye çevirirseniz,
        ortaya komik bir dublaj faciası çıkar. Oysa oradaki
                                             Bağrına Taş           asıl duygu, kaçınılmaz ve zor bir duruma göğüs ger­
                                       Basmak        mektir ki bizim kültürümüzdeki tam karşılığı bağrına
        taş basmaktır. İngilizlerin meşhur “piece of cake”
          kalıbını kelimesi kelimesine “bir dilim kek” diye çe­

11

Dragomania · 2. Sayı — 11
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI     11


                                               Çevirmen Zihni

Sıra Sizde: Çeviri Odasının Kapıları Açılıyor

   Gördüğünüz gibi, biz çevirmenler kelimelerin efendisiyiz ama asıl eğlence şimdi başlıyor! Çeviri odası­
nın kapılarını araladığımıza göre, bu sayfanın sonunda sizinle baş başa kalacağımız, üzerinde uzun uzun
tartışabileceğimiz ve kahve masalarında birbirimize sorabileceğimiz o “beyin yakan” cümleleri ve kalıpları
tartışmaya açıyoruz. Çevirilerini burada vermiyoruz; çünkü sözlüklerin tıkandığı, yapay zekanın saçmaladı­
ğı ve tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış olan bu cümleleri nasıl Türkçeleştireceğiniz tamamen size ve çe­
virmen ruhunuza kalmış durumda. Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde ya da dergiyi elinize aldığınızda
şu cümleleri hangi ustalıkla çevireceğinizi bir düşünün bakalım: Dizilerde sıkça duyduğumuz o inatçı “bite
your tongue” kalıbını kelimesi kelimesine geçip geçmemeyi nasıl çözeceksiniz? Ya da bir karakterin karşı­
sındakini hafife alarak söylediği o “cry me a river” çıkışını hangi yerel deyimle taçlandıracaksınız? Günlük
hayatta sıkça karşılaştığımız, insanı adeta buz kesen “cold shoulder” tavrını Türkçeye aktarırken hangi
duyguyu merkeze alacaksınız? Ve son olarak, işin kolayına kaçıp kestirmeden gidenleri anlatan o popüler
“cut corners” ifadesini bizim kültürümüzdeki hangi renkli deyimle karşılayacaksınız? İşte çevirmenliğin
büyüleyici ve bir o kadar da zihin açıcı tarafı tam olarak burada başlıyor. Yapay zekanın soğuk ve düz
mantığına inat, insan zihninin ve dil esnekliğinin sınırlarını zorlamak bizim işimiz. Bakalım siz bu cümlelerle
karşılaştığınızda masaya nasıl bir imza atacaksınız? Çeviri odasında kelimeler havada uçuşmaya devam
ediyor, sıra şimdi sizde!


                             İleri Okuma
         Routledge Yayıncılık Sayfası (Deyimler ve kültürel aktarım
         konusunda başucu kitabımız.)
         Routledge Akademik Yayınlar (Sinemada ve Netflix’te o
            altyazıları acımasızca eleştirirken sırtımızı dayadığımız
           teorik altyapı.)
         Oxford Learner’s Dictionaries (Yapay zekânın kafasını ka­
            rıştıran o meşhur kalıpların peşine düştüğümüz yer.



                                                                       Yazar
                                           Ayşe Sena Hasoğlu

12

Dragomania · 2. Sayı — 12
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

12   DRAGOMANIA



      DRAGOMANIA Y A Z  I S  I
   Ekranların Ardında
   Gizlenen Emek:
   Dizi ve Film
   Alt Yazı Çevirisi

     Günümüzde dünyanın farklı ülkelerinde üretilen dizi ve filmlere
      ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay hâle gelmiştir. Dijital platformların
      yaygınlaşmasıyla birlikte izleyiciler, farklı dillerdeki yapımları kendi
       dillerinde takip edebilmekte ve farklı kültürlere ait hikâyelerle
       buluşabilmektedir. Ancak bu deneyimin mümkün olmasını sağlayan en
      önemli unsurlardan biri çoğu zaman göz ardı edilir: alt yazı çevirisi.

        Oku            Listeye Ekle


     Okumaya Devam Et
                   ir yapımın  izleyici üzerinde     bilir. Örneğin İngilizcede kullanı­   türlerinden  farklı  olarak  çeşitli
              bıraktığı etki yalnızca oyun­   lan “Break a leg!” ifadesi kelime   teknik sınırlamalara sahiptir. Çe­  B
         culuk,  senaryo  veya  görüntü   anlamıyla “Bacağını kır!” şeklinde   virmen, izleyicinin rahat okuya­
          kalitesiyle  sınırlı  değildir. Kulla­    çevrilebilir. Ancak bu ifade sahne   bilmesi için belirli bir zaman ve
         nılan  dil, karakterlerin konuşma   sanatlarında “Bol şans!” anlamın­   karakter  sınırı  içinde  çalışmak
         biçimleri, mizah anlayışı ve kül­   da kullanılan bir iyi dilektir. Çe­   zorundadır. Bu nedenle ekranda­
         türel göndermeler de hikâyenin   virmenin görevi burada kelimeyi    ki konuşmalar her zaman bire bir
        anlaşılmasında büyük rol oynar.    değil, ifadenin taşıdığı anlamı ak­   çevrilemez. Uzun bir cümle ba­
        İşte bu noktada alt yazı çevirme­   tarmaktır. Bu yaklaşım, çeviribi­   zen kısaltılmalı, ancak anlam ve
          ni devreye girer. Çevirmenin gö­   limci Eugene Nida’nın geliştirdiği   duygu korunmalıdır. Görsel-işit­
         revi yalnızca kelimeleri başka bir   “dinamik  eşdeğerlik”  (dynamic   sel çeviri alanında önemli çalış­
          dile aktarmak değil; karakterlerin   equivalence) kavramıyla açıkla­   maları bulunan Jorge Díaz Cintas
         duygularını, kültürel bağlamı ve    nabilir. Nida’ya göre başarılı bir   ve Aline Remael, alt yazı çevirisi­
        sahnenin vermek istediği mesajı    çeviri, kelimeleri bire bir aktar­   nin yalnızca dilsel değil, aynı za­
       hedef izleyiciye ulaştırmaktır.      maktan çok, kaynak metnin he­  manda teknik ve görsel unsurları
                                        def  kitle üzerinde oluşturduğu   dikkate alan özel bir çeviri türü
       Kelimelerin Ötesinde: Kültür                                            etkiye benzer bir etki yaratmayı   olduğunu  belirtmektedir.  (Díaz       ve Anlam Aktarımı
                                          amaçlar. Alt yazı çevirisinde de   Cintas & Remael, 2007).
            Alt yazı çevirisinin en hassas
                                         önemli  olan,  izleyicinin sahneyi
        noktalarından biri kültürel farklı­                                            aynı duygu ve anlamla deneyim­   Dizilerde Mizah ve Karakter
           lıklardır. Her dil, kendi kültürüne                                      Dilinin Çevirisi                                               leyebilmesidir.
       özgü ifadeler, deyimler ve mizah                                            Dizi çevirilerinde en zor alan­
         anlayışı  barındırır. Bu  ifadeler                                       Alt Yazı Çevirisi Neden Zor­     lardan biri mizahın aktarılmasıdır.
       başka bir dile aktarılırken her za­                                   dur?                        Çünkü mizah çoğu zaman kelime
      man doğrudan karşılık bulamaya­                                                   Alt yazı  çevirisi, diğer çeviri   oyunlarına,  kültürel  bilgilere ve

13

Dragomania · 2. Sayı — 13
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    13


                                            Medya





karakterlerin özel konuşma tarz­   Karakter Gelişiminde Alt       Amerikan  kültürüne,  siyasetine
                               Yazının Rolülarına dayanır. Örneğin, Friends                                 ve popüler kültürüne yönelik bir­
                                    Bazı  yapımlarda   dil,  karak­dizisinde Chandler Bing’in alaycı                                çok gönderme yer alır. Özellikle
                                        terlerin   değişimini  göstermekkonuşmaları ve Joey Tribbiani’nin                                           siyasi figürler, seçimler, güncel
                                          için önemli bir araçtır. Örneğinkendine özgü ifadeleri, karakter­                                          olaylar ve toplumsal tartışmalar
                                Breaking Bad dizisinde Walterlerin kişiliğinin önemli bir parçası­                                   hakkında bilgi sahibi olan çevir­
                                   White’ın sakin ve sıradan bir öğ­dır. Bunun en bilinen örneklerin­                                men, bu göndermelerin arkasın­
                              retmenden giderek daha sert birden biri Joey Tribbiani’nin “How                                     daki  bağlamı  anlayarak  hedef
                                  karaktere dönüşmesi, kullandığıyou doin’?”  repliğidir. Bu ifade                                       kültürdeki karşılığını daha başarılı
                                               dil ve konuşma biçimiyle de gös­sözlük anlamıyla yalnızca “Nasıl­                                            bir şekilde yaratabilir.
                                                   terilir. Başarılı bir alt yazı çevirisi,sın?” demek olsa da bu şekilde
                             bu değişimi izleyiciye hissettire­   Alt Yazı Çevirisinin Geleceğiçevrilmesi,  Joey’nin  flörtöz ve
                                          bilmelidir. Karakterlerin kullandı­     Yapay  zekâ  destekli  çevirikendine güvenen tavrını tam ola­
                                         ğı argo, hitap biçimleri ve konuş­    teknolojileri son  yıllarda büyükrak yansıtmayabilir. Bu  repliğin
                        ma tarzları yanlış aktarıldığında   gelişme göstermiştir. Bu tekno­bağlama uygun olarak “N’aber,
                                  karakter algısı değişebilir. Bu ne­    lojiler alt yazı hazırlama sürecinigüzelim?” veya  “Nasıl  gidiyor,
                                 denle alt yazı çevirmeni yalnızca   hızlandırsa da mizah, ironi, kül­güzelim?” gibi bir ifadeyle çevril­
                                metni değil, karakterlerin hikâye   türel göndermeler ve karaktermesi, karakterin konuşma tarzını
                                     içindeki yerini de analiz etmek    özellikleri  gibi unsurlarda insanve repliğin mizahi etkisini hedef
                                   zorundadır.                      çevirmenin yorumlama becerisiizleyiciye daha başarılı bir şekil­
de aktarabilir.                                                         hâlâ büyük önem taşımaktadır.
                                Kültürel Göndermeler ve  Çevirmenin  amacı  yalnızca                                          Bir makine kelimelerin karşılığını
                          Animasyon Filmlericümleyi çevirmek değil, karakte­                                               bulabilir; ancak bir karakterin öf­
                                          Alt  yazı  çevirisi  animasyonrin mizah anlayışını ve kişiliğini de                                            kesini, utancını veya heyecanını
                                           filmleri için de büyük önem taşır.korumaktır. Benzer şekilde The                                 doğru şekilde aktarabilmek için
                                Örneğin Shrek  gibi yapımlardaOffice dizisinde mizah, çoğun­                                   bağlamı anlamak gerekir. Bu ne­
                                 çocuklara yönelik basit bir hikâ­lukla günlük konuşmalar, garip                                    denle gelecekte teknoloji ve in­
                                  yenin  yanında  yetişkinlere  yö­sessizlikler ve karakterlerin dav­                                 san uzmanlığının birlikte kullanıl­
                                       nelik birçok  kültürel göndermeranışları  üzerinden  oluşturulur.                                            dığı çeviri süreçleri daha önemli
                               ve mizah unsuru bulunur. Çevir­Bu tür bir mizahı çevirmek, yal­                                      hâle gelecektir.
                              menin hem farklı yaş gruplarınanızca sözcüklerin karşılığını bul­
                                    hitap edebilmesi hem de eserinmaktan daha fazlasını gerektirir.                                                  Yazar
                                   mizahını  koruyabilmesi  gerekir.Çevirmen, sahnenin yarattığı et­                               Sude Işıldak
                              Benzer  şekilde, The Simpsonskiyi hedef dilde yeniden oluştur­
                                         gibi  uzun  soluklu  yapımlardamalıdır.

14

Dragomania · 2. Sayı — 14
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

14   DRAGOMANIA
        Çevirmenin
    Mor Penceresinden
         Dil ve Cinsiyet

       Sokakta yürürken, arkadaşlarımla sohbet ederken ya
        da akşam haberlerini izlerken duyduğum cinsiyetçi
            kelimeler bana şunu hatırlatıyor: Dilimiz neyse
                dünyamız da ondan ibaret.





                         il, içine doğduğumuz andan   canımı sıktığında, o çocuğun ina­   türü,
              itibaren bizi  belirli kalıplara   dına yeniden sarılıyorum.         o güne  D
        sokan, toplumsal cinsiyet rolleri­     Farkındayım; bu konuda derin   kadar aktarılmış olan
          ni her gün yeniden üreten canlı   uykusundan uyanmayı reddeden    eril mirası da beraberinde
          bir sistem. Bu bağlamda bir top­   ve kendini “feminist” diye adlan­  günümüze taşır. Feminist
       lumun  dilini inceleyerek kadın­   dırmaya çekinen  bir toplumda   çevirmenlerin tam da bu yüzden
         lara yaklaşımını analiz etmek de   yaşıyoruz. İşte tam bu noktada,   dildeki kalıpları yıkmak, onları
       mümkün.  Dilin  cinsiyetler üze­    bir  çeviri öğrencisi olarak ma­   daha kapsayıcı ve eşitlikçi
         rindeki etkisi kendimi bildim bi­   samın başına her oturduğumda,   alternatiflere dönüştürmek gibi
             leli düşündüğüm bir konu, hatta   elimdeki kalemin yalnızca  keli­    bir sorumluluğu var.
          kişisel kavgam oldu. Çocukken   meleri  değil, toplumsal cinsiyet    Bu  sorumluluğun  bilincinde
          bir  şeyi “adam  gibi” yapmam    rollerini de dönüştürebilecek bir  okuduğum   Virginia   Woolf’un
        söylendiğinde, o yaşta bile içten   güce sahip olduğuna inanıyorum.   bundan tam bir asır önce yayınla­
          bir rahatsızlıkla “kadın gibi yapa­      Çeviri, yalnızca bir dilden di­   nan Kendine Ait Bir Oda eserinde
       cağım” diye inat ederdim. Bugün   ğerine sözcük aktarımından iba­    Virginia, kadınların ekonomik ve
        hâlâ  gündelik  hayatta  duydu­   ret değildir çünkü her çeviri, keli­   sosyal  özgürlüklerini kazandık­
      ğum “bilim adamı” gibi tabirler   melerin arkasında gizlenen köklü   larında erkeklerin sert ve taraflı

15

Dragomania · 2. Sayı — 15
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    15


                                                              Dil & Toplum




                                                                       değerlerle uyuşmuyor diye tör­
                                                            pülemek riskli bir adım olacaktır.
                                                                     Karakterin ya da dönemin  eril
                                                             ve antifeminist yapısını “düzelt­                                direnmenin ve bunları kontrol et­
                                                         meye” kalkışmak, yazarın sesi­                              menin güçlü bir yoludur. Dolayı­
                                                                                    ni kısmak ve karakteri bir nevi                                            sıyla, aktarılan tüm ayrımcılık un­
                                                                 sansürlemek, aynı zamanda oku­                                      surlarına seyirci kalmak da politikdilinden sıyrılıp kendilerine ait bir
                                                           yucunun o karakterden ve dö­                                         bir tercihtir, müdahale etmek de.dil  yaratacaklarını öngörmüştü.
                                                      nemden tiksinme hakkını elindenBugün tam da o yüz yıllık döne­
                                                                            almaktır. Çeviri alanında gerçekmin son eşiğindeyiz. Virginia’nın      “Çeviri, yalnızca
                                                                         feminist duyarlılık, toz pembe birolmak istediği noktaya tamamen    bir dilden diğerine
                                                                               tarih  oluşturarak  değil  kadınınulaşmış olmasak da epey yaklaş­                      sözcük aktarımın­                                                                             sesini metinlerde görünür kılarak
tığımızı söylemek mümkün.      dan ibaret değildir   sağlanacaktır.  Olaya feminist çevirmenin mor
                                                                      Oluşabilecek etik ikilemi çöz­penceresinden  yaklaştığımızda,     çünkü her çeviri,
                                                            menin yolu, feminist müdahaleyiaslında son  yıllarda geleneksel  kelimelerin arkasın­
                                                              saklamak yerine çevirmenin ide­olarak çevirmene atanan o edil­                    da gizlenen köklü                                                                                  olojik duruşunu açıkça görünür
gen rolün epey  sarsıldığını gö­    kültürü, o güne ka­   kılmasından geçiyor. Çevirmen,rürüz. Özellikle 1970’lerde Qu­
                                                                              ataerkil bir döneme ait metni de­ebec’te  ortaya  çıkan “Kanada  dar aktarılmış olan
                                                                                     ğiştirip aslına zarar vermek ye­çeviri ekolü”, çeviriyi sadece dil­    eril mirası da bera­
                                                                                  rine; cinsiyetçi ifadeleri dipnot­ler arası bir aktarım değil, politik                      berinde günümüze                                                                                     lar aracılığıyla deşifre etmelidir.
ve kültürel bir direniş alanı olarak                   taşır.”   Ayrıca çevirmen, kitabın önsö­görür. Ekolün öncülerinden aka­
                                                          zünde ideolojisini açıkça paylaş­                              Ancak bu müdahalenin neyledemisyen Barbara Godard’ın de­
                                                                          tığında hem emeğini hem de fe­                                                 sınırlı olduğu sorusu, bizi çevi­diği gibi çevirmen artık yalnızca
                                                                         minist bakış açısını görünür kılar.                                          ribilimin etik tartışmalarıyla yüzbir sözcük taşıyıcısı değil, anlam
                                                                  Bu, sergilenebilecek en dürüst                              yüze  getiriyor. Çevirmen kendiyaratma wrecine dahil olan ve
                                                             ve devrimci duruştur. Böylelikle                                         ideolojisi doğrultusunda bir met­metne  müdahale  edebilen  bir
                                                           okuyucu geçmişi tüm  çıplaklığı                                          ni hangi raddeye kadar değiştire­“yeniden yazar”dır.
                                                             ve  saf  gerçekliğiyle  görürken,                                             bilir? Örneğin “mankind” kelime­  Çünkü  dil;  ırkçılık, sömürge
                                                                       aynı zamanda o gerçekliği eleş­                                           sini “insanoğlu” yerine “insanlık”cilik ya da ataerki gibi baskılara
                                                                     tirme fırsatına da sahip olacak­                                   olarak çevirmek tercih edilebile­
                                                                                                            tır. Feminist bir çevirmen olarak                              cek temiz bir müdahaledir. Fa­
                                                           benim nihai amacım; kadınlara ait                                  kat metindeki apaçık cinsiyetçi
                                                                                 bir odadan, bugünün ve gelece­                                         bir karakterin dilini, sırf feminist
                                                                         ğin dünyasına ulaşan kendi özgür
                                                             ve eşitlikçi dilimizi yaratmaktır.

                                                                                   Yazar
                                                    Buse İrem Bayrakcı

16

Dragomania · 2. Sayı — 16
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

16   DRAGOMANIA





  Dilsel Görecelik
       Dil, yalnızca hayatımızı sürdürmemizi sağlayan bir araç değil,
      aynı zamanda dünyayı anlamlandırma biçimimizdir. Doğduğumuz
     andan itibaren maruz kaldığımız dili hayatımızın sonuna kadar
      aktif olarak kullanırız. Duygularımızı, arzularımızı, beklentilerimizi
     ve korkularımızı dil aracılığıyla aktarırız. Yine de dil ile bu kadar
         içli dışlı olmamıza rağmen kimi zaman iletişim kurmada yetersiz
      kaldığımızı veya ifade ettiklerimizin yanlış anlaşılmaya açık
     olduğunu hissederiz. Peki, bunun sebebi bizim dili yetkin şekilde
      kullanamayışımız mıdır, yoksa dilin algılarımızı kısıtlaması mı?

           azen  duygularımızı  kelime­  mümkün olmaz. Bazen hissetti­    Ana dilimizin gerçeği algılayış
             lere dökmekte zorlanırız ve   ğimiz duygunun ne olduğunu çö­   biçimimizi büyük oranda şekillen­  B
       yoğun hislerimizi tam anlamıyla  zemez veya konuştuğumuz dilde   dirmesi “Dilsel Görecelik” olarak
       yansıtmada  dil  yeterli  gelmez.   tam   karşılığını  bulamayabiliriz.    tanımlanır. Sapir-Whorf hipote­
       Çünkü insan, sürekli değişen ve   Dünyadaki  birçok  dilde  spesi­   zine göre ana  dilimizin kelime
       uçsuz bucaksız bir zihinsel de­    fik duygu  durumlarını  tanımla­   dağarcığı ve  dil  bilgisi kuralları
          rinliğe sahip karmaşık bir varlık­   yan kavramlar bulunur. Mesela,   dünyayı kavrama şeklimizi doğ­
             tır. Bu nedenle, yoğun hislerimizi   Japoncada bulunan “Mono no   rudan etkiler. Örneğin Arizona’da
           yıllar öncesinden  devraldığımız   Aware”              ifadesi “Gü­   yaşayan Amerikan Yerlisi bir top­                          (物の哀れ)         kelimelerle tam    anlamıyla   zel şeylerin bir gün son bulacak    luluk olan Hopilerin dilinde geç­
        dışa   vurmak                       olmasının yarattığı hüzünlü far­   miş veya gelecek zaman kipleri
        her zaman                               kındalık.” şeklinde açıklana­   bulunmamaktadır.  Bu  nedenle
                                                                 bilir ancak bu ifadenin birçok   Hopi kültürü zamanı çizgisel bir
                                               dilde birebir karşılığı bulunma­   akıştan ziyade döngüsel bir olgu
                                           maktadır. (JapaneseRituals, Emi­   olarak tanımlar; gelenek ve ritüel­
                                     ko Takahashi)                            lerini bu tekrar eden döngü üze­
                                                                                     rine kurgular. (MD Online, 2025).

17

Dragomania · 2. Sayı — 17
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    17


                                              Kuram

“Dilsel görecelik her ne kadar algımızı
etkilese de dilin esnek ve değişikliğe açık
yapısı, zayıf noktaların zaman içinde
düzeltilebileceğini ve daha kapsayıcı
hâle getirilebileceğini hatırlatır. İnsan,
dilin sınırları içine sıkışıp kalmak
zorunda değildir. Dili ayrımcı olmayan,
daha kapsayıcı bir yöne evriltmek
tamamen bizim elimizdedir.”


Bu durum, diller arasındaki ya­   veya alıntı sözcükler, hem bu dili   algımızı şekillendirmiştir. Bunun­
pısal farkların zihinsel dünyamızı   kullananlar hem de hedef alınan    la birlikte dil, yaşayan, evrilen ve
nasıl şekillendirdiğine verilebile­   gruplar açısından ötekileştirmeyi   sürekli dönüşen dinamik bir sis­
cek iyi bir ör­                          pekiştirir. “Yanlı  dil” olarak ad­   temdir. Dilsel görecelik her ne
nektir.                                 landırılan bu tutum çoğunlukla   kadar algımızı etkilese de  dilin
                                          bilinçdışı bir şekilde ortaya çıkar   esnek ve değişikliğe açık yapısı,
                               ve büyük ölçüde ön yargı, nefret   zayıf noktaların zaman içinde dü­
                               ve saldırgan anlamlar  taşır. Bu    zeltilebileceğini ve daha kapsayı­
                                       ifadelerin kullanılma sebebi  ise    cı hâle getirilebileceğini hatırlatır.
                                       bireylerin ırk, etnik köken, din ve   İnsan, dilin sınırları içine sıkışıp
                               soy gibi özellikleridir. (Thought­   kalmak zorunda değildir. Dili ay­
                       Dilin     belirli   Co, Richard Nordquist, 2019).      rımcı olmayan, daha kapsayıcı bir
              cinsiyetlere, azınlık­    Tüm bunlar, dilin algımızı bilinç   yöne evriltmek tamamen bizim
lara    ve toplumlara  atfettiği    dışı düzeyde ne kadar etkilediği­   elimizdedir.  Bireysel  düzeyde
ifadeler, o dili konuşan bireylerin   nin göstergesidir. Çünkü konuş­   kullandığımız  dilin  alt metinleri­
bu gruplara yönelik tutumlarını   tuğumuz  dili küçüklüğümüzden   ne dikkat ederek ve ötekileştirici
büyük ölçüde etkiler. Cinsiyetçi   beri içselleştirir ve bütün alt an­   unsurların farkına vararak bu dö­
dil kullanımı, dünyadaki pek çok    lamları benimseyerek bize nasıl  nüşüme doğrudan katkı sağlaya­
dilde  mevcuttur.   Cinsiyetlere   öğretildiyse o şekilde kullanmaya    biliriz. Özellikle son dönemde ku­
yüklenen sıfatlar, argo ve kalıp­  devam ederiz. Zaman geçtikçe   rumlar, topluluklar ve akademik
laşmış söylemler, toplumsal rol­    dilin bu  zayıflıkları için çözüm­   çevrelerde kapsayıcı dil kullanı­
lerden beklentilerimizi ve bakış    ler sunulsa bile alışılagelmiş  dil   mı konusunda farkındalık gözle
açımızı  şekillendirir. Bu kullanı­   kullanımını değiştirmek  dili kul­   görülür biçimde artmıştır. Konu
mın köklerinin yüzyıllar öncesi­   lananlar için çok uğraştırıcı olur   üzerine yürütülen araştırmalar ve
n e    dayanması,   toplumsal   ve görmezden gelinir. Ancak bu   eğitimler her geçen gün yaygın­
             cinsiyetçiliği  devam   arkaik  alışkanlıklar  ve  kalıplar   laşırken daha kapsayıcı ve öte­
              ettiren  en  büyük   mutlak değildir. Dilin daha sağlıklı   kileştirmeden uzak bir dil umudu
               etkenlerden  bi­   ve kapsayıcı yöne doğru eğimli   her gün ufukta daha parlak şekil­
                    ridir (Anne We­   olması gerçekçi ama bir o kadar  de görünüyor.
                 atherall,  2002).   da zor bir hedeftir.
                  Belirli azınlıklar ve     Geçmişten  günümüze  uza­                      Yazar
               kültürler için tercih   nan bu problemler dile entegre          Zübeyir Ali Koç
              edilen    kelimeler   olmuş ve dilsel görecelik yoluyla

18

Dragomania · 2. Sayı — 18
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

18   DRAGOMANIA


                Çevirinin
             Perde
              Arkasındaki
               Yeri

                                        Tiyatro çevirisi denildiğinde genellikle akla
                                    sadakat, eşdeğerlik, oynanabilirlik ya da
                                 sahne dili gibi kavramlar gelir. Eğer mütercim-
                                   tercümanlık öğrencisiyseniz, büyük ihtimalle
                                    bunların  çoğuyla  derslerde  tanışmışsınızdır.
                            Ancak tiyatro çevirisi, içinde teknik terimlerden
                               ve kuramlardan çok daha fazlasını barındıran bir
                                    alandır. Bu yazıda, Türkiye’de tiyatro çevirisinin
                                           ilk  adımlarını, sahnede duyduğumuz doğal  bir
                                  repliğin arkasında çevirmenin nasıl kararlar aldığını,
                               şarkı sözlerinin başka bir dilde nasıl yeniden hayat
                         bulduğunu ve  çevirinin prova  sürecinde  bile  nasıl
                          şekillenmeye devam ettiğini birlikte keşfedeceğiz.

              Türkiye’de Tiyatro Çevirisinin Tarihi

                               ürkiye’de tiyatro çevirisinin tarihi, sa­    kelimeleri  değil, mekânları,  isimleri ve
                              ray entrikaları, “Halk bunu anlar mı?”   hatta dinleri bile yerelleştirdiler. Paris’te­       T
                              soruları ve kelimenin tam anlamıyla  bir    ki bir burjuva salonunda geçen entrika­
                              “kültür devrimi” mücadelesiyle şekillen­    lar, bir anda Kasımpaşa’daki bir konağa
                                  miştir. Bizde  Batılı anlamda  ilk tiyatro    taşınıverdi; Jean oldu Can, Maria oldu
                                    çevirisi,  Osmanlı’nın  Batı’ya döndüğü   Müjgan! Bu durum bazen öyle komik bo­
                           Tanzimat Dönemi’yle başlar. Ancak or­   yutlara ulaşıyordu ki, orijinal metindeki
                            tada ufak bir problem vardı; Batı’daki    kilise sahneleri camiye, şarap kadehleri
                         yaşam tarzı, aile ilişkileri ve toplumsal   şerbet bardaklarına dönüşüyordu. Amaç
                                 dinamikler, Osmanlı toplumuna tama­   kusursuz bir çeviri yapmak değil, salonu
                       men yabancıydı. İşte tam bu noktada   dolduran seyircinin ilgisini sahnede tut­
                              Türk  tiyatro  çevirmenleri, dünyada   maktı.
                               eşine az rastlanır bir yaratıcılık sergi­     Sonrasında   Cumhuriyet’in   ilanıyla
                                      lediler ve “adaptasyon” uygulamasını    işin rengi tamamen değişti. Artık tiyat­
                                zirveye taşıdılar. Çevirmenler sade­    ro, halkı eğitmenin ve modernleşmenin

19

Dragomania · 2. Sayı — 19
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    19





en güçlü aracı olarak görülüyordu. Nurullah Ataç
ve Sabahattin Eyüboğlu gibi dönemin dev isim­
leri, dünya klasiklerini Türkçeye kazandırmak için
gece gündüz çalıştılar. O dönem yapılan çeviriler­
de amaç, Batı aydınlanmasını doğrudan ülkeye ta­
şımaktı. Ancak bu kez de sahne dilinin doğallığı ile
edebi dilin ağırlığı arasında bir çelişki başladı.
  Geriye dönüp baktığımızda, Türkiye’de tiyatro çe­
virisi tarihinin aslında bir “kendini arama” hikâyesi ol­
duğunu görüyoruz. Çevirmenler bazen metne sadık kal­
mak adına seyirciyi sıktılar, bazen de seyirciyi güldürmek
adına orijinal metne ihanet ettiler. Ancak bu çalkantılı sü­
reç olmasaydı, bugün sahnelerimizde izlediğimiz o muaz­
zam akıcılıktaki Türkçe metinlerin hiçbiri var olamazdı.

İlk Tiyatro Çevirmenimiz:
Ahmet Vefik Paşa
   Gelin, Türk tiyatro tarihinin en nevi  mek  yerine,  Molière’in
şahsına münhasır karakterlerinden biri­   Fransız toplumunu eleş­
ne, Ahmet Vefik Paşa’ya selam duralım.   tirmek için kullandığı tiple­
Kendisi devlet adamı, diplomat ve dil bi­   meleri alıyor, onları Osmanlı
limciydi ama en çok da tam bir Molière   mahalle kültürünün içine yer­
hayranıydı. Türkiye’deki ilk tiyatro çevi­    leştiriyordu. Bu  uyarlamalarda
risi/uyarlaması onun elinden  çıkmıştır.   sadece kelimeleri değil, karakter
Ahmet Vefik Paşa, Bursa Valisi olduğu    isimlerini,  günlük yaşam  alışkan­
dönemde işi gücü bırakıp şehre bir tiyat­    lıklarını ve kültürel göndermeleri de
ro binası yaptırmış, devlet memurlarına   değiştiriyordu.  Sganarelle  İvaz  Ağa,
zorla oyun izletmiş ve Molière’in nere­   Géronimo ise Kıraat Efendi oluyordu.
deyse tüm oyunlarını Türkçeye uyarla­  Çünkü Vefik Paşa’nın amacı yalnızca bir
mıştır. Onun 1869’da yayımlanan Zor   metni çevirmek değil, seyircinin oyu­
Nikâhı (Molière’in Le Mariage forcé oyu­   nu gerçekten  anlayıp benimsemesini
nu) ve Zoraki Tabip uyarlamaları, Türk   sağlamaktı. Bu çalışmalar, günümüzde
tiyatro çevirisinin miladıdır.                 “yerelleştirme”  olarak  adlandırdığımız
   Peki, Ahmet Vefik Paşa ne yapıyordu?   yaklaşımın  erken  örnekleri  arasında
Orijinal metni kelimesi kelimesine çevir­

Müzikal Çevirisi
  “Bizim ülkemizde müzikal kültürü var mı ki?” ya da “Ben hiç müzikal çevirisi
dinlemedim.” diyenlerdenseniz, büyük bir yanılgı içerisindesiniz demektir. Aslında
hepimiz daha ilkokula bile gitmeden kusursuz müzikal çevirileriyle büyüdük; hem
de Disney sayesinde!

20

Dragomania · 2. Sayı — 20
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

20   DRAGOMANIA



           Aslan  Kral’da, Timon ve Pumbaa’nın  neşey­   Ardından bu çeviri, orijinal dile geri çevrilir (ba­
           le söylediği “Hakuna Matata”yı, Aladdin’deki “A   ck-translation) ve yapım şirketinin onayına sunu­
       Whole New World” (Yepyeni Bir Dünya) düetini ya    lur. Buradaki amaç, çevirmenin kendi diline yap­
       da Elsa’nın “Let It Go” (Aldırma) şarkısını hatırla­    tığı esprilerin veya kültürel uyarlamaların, orijinal
           yın. Bunların hepsi, orijinali Broadway kalitesinde   hikâyenin felsefesine ve karakter tutarlılığına zarar
        bestelenmiş  birer müzikal parçasıdır. Türkiye’de   verip vermediğini denetlemektir. Şarkının ritmine
       bu filmlerin dublaj ve şarkı çevirilerini yapan ekip,   oturan harika bir Türkçe kelime bulmuş olabilirsiniz,
         bize fark ettirmeden müzikal çevirisinin en rafine   ancak o kelime karakterin motivasyonunu değiştiri­
         örneklerini kulaklarımıza kazıdılar. Bir çocuğun di­   yorsa küresel lisansörlerden onay alamayabilirsiniz.
          line dolanacak kadar doğal, ama orijinal melodiyi     Müzikal çevirisinde de tiyatro çevirisinde oldu­
       bozmayacak kadar matematiksel olan bu şarkılar,   ğu gibi dikkat edilmesi gereken bazı teknik noktalar
         Türkiye’deki müzikal çevirisi algısının en güçlü te­   vardır. Bu noktalar tiyatro çevirisindeki noktalara
        mel taşlarından biridir.                          benzese de işin içine müzik girince denklem biraz
          Öyleyse ya canlı sahne? Ülkemizde müzikal çe­   değişiyor. Hadi gelin bu önemli noktalara bir göz
            viri ve adaptasyon geleneği aslında oldukça köklü­   atalım:
         dür. Haldun Dormen gibi duayenlerin öncülüğünde
       Damdaki Kemancı (Fiddler on the Roof), Mançalı  Metrik Uyum (Hece Sayısı): En temel kural­
        Şövalye (Man of La Mancha) ve Cabaret gibi dün­    dır. Orijinal dildeki dört heceli bir melodi kalıbına,
        yaca ünlü Broadway müzikalleri yıllar önce Türkçe­   Türkçede  altı heceli  bir cümle sıkıştıramazsınız.
        ye çevrildi ve kapalı gişe oynadı. Yakın dönemde ise   Nota nereye basıyorsa, hece de tam oraya basa­
        Zorlu PSM gibi büyük kültür-sanat merkezlerinde    caktır. Ne eksik ne fazla.
         sergilenen Notre Dame de Paris ya da Wicked gibi  Vokal Uyumu (Şarkıcının Nefesi): İşte bu­
       dev yapımların Türkçe adaptasyon çalışmaları, bu   rası tam cerrahlık bir iştir. Oyuncunun yüksek per­
         alanın hâlâ ne kadar canlı ve zorlayıcı bir sektör ol­   deden (tiyatro tabiriyle belting yaparak) basacağı
       duğunu kanıtlıyor.                              uzun bir notanın denk geldiği yere, Türkçedeki “ı,
           Peki dünyanın geri kalanında bu iş nasıl işliyor?      i, u, ü” gibi dar ve kapalı ünlü harfleri koyarsanız,
       Dünyaca ünlü bir müzikali (örneğin Les Misérables   o oyuncunun sahnede boğazını yırtıp ses tellerini
        veya The Phantom of the Opera) kendi dilinize çe­   sakatlamasına neden olabilirsiniz. O yüksek ve uzun
        virmek istediğinizde prosedür biraz farklı oluyor.   notaya her zaman “a, e, o” gibi ağzın rahatça açıldı­
       Bu işin arkasında uluslararası devasa bir telif ve    ğı, sesin göğüsten rahatça çıktığı geniş ünlüler denk
        denetim mekanizması işler. Broadway veya West    getirilmelidir.
        End’de faaliyet gösteren hak sahipleri ve lisansörler  Aksan ve Vurgu Eşleşmesi: İngilizcede keli­
       (Cameron Mackintosh veya Disney Theatrical gibi),   melerin vurguları genellikle ilk veya orta hecededir,
       oyunun başka bir ülkeye uyarlanması sürecinde ol­   Türkçede ise çoğunlukla sondadır. Eğer müzikteki
       dukça sıkı denetim uygular.                         güçlü ritim kelimenin yanlış hecesine denk gelirse,
           Teknik ilerleyiş genellikle şöyle olur: Çevirmen   seyirci sahnede ne söylendiğini anlamaz. Kelime
       önce şarkı sözlerini kendi diline uyarlar.               kulağı tırmalar ve şarkının tüm büyüsü bozulur.

    Provalar

         Gerçek bir tiyatro çevirisi için masa başında ya­     başında kelime kelime işlenmiş, edebiyat kuralla­
          pılan  iş, yolculuğun sadece  ilk yarısıdır. Bir oyun   rına göre kusursuz duran cümlenin oyuncunun ağ­
         metni, çevirmenin masasından çıkıp provalara ta­   zından çıktığı an nasıl “çatırdayabileceğine” şahit
         şındığında asıl macera başlar. İlk okuma provasına   olursunuz. Çevirmen olarak sizin bayıldığınız o uzun
         götürülen metin, aslında henüz son hâline gelmemiş   ve ağdalı cümle, oyuncunun ciğer kapasitesine veya
          bir taslaktır.                                  o anki duygusal patlamasına uymayabilir. Oyuncu
          Metin masadan sahneye indiğinde, çevirmen için    repliği söylerken takılıyorsa, diline oturmuyorsa ya
        yepyeni bir “saha çalışması” süreci başlar. Oyuncu­   da karakterin o anki öfkesini yansıtmada zayıf kalı­
           lar ellerine metni alıp ilk masa başı okuması yapar­   yorsa, o kelime acilen değişmek zorundadır.
         ken, çevirmenin gözü ve kulağı hep oradadır. Masa
                                                         Yazar
                                                   Dilara Danyıldız

21

Dragomania · 2. Sayı — 21
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    21


                                                                  Kulis


  Dahası, provalar  ilerleyip sahne provasına
döndüğünde metin bir kez daha kabuk değiştirir.
Yönetmen sahne trafiğini çizerken, orijinal me­
tinde olmayan yeni bir dinamik yaratabilir. Örne­
ğin, karakterin odanın bir ucundan diğer ucuna
yürürken söylemesi gereken bir replik, çeviride
çok kısa kaldıysa sahnedeki o yürüyüş süresin­
ce havada koca bir boşluk oluşur. Bu durumda
repliğe birkaç cümle daha eklemek gerekebilir.
Ya da tam tersi; oyuncunun tek bir bakışla, kü­
çücük bir mimikle anlatabildiği koca bir parag­
raf sahneyi hantallaştırır. O zaman da çevirmen
kendi yazdığı kelimeleri acımasızca budamak ve
metni hafifletmek zorundadır. Çevrilen oyunun
gerçek anlamda “son hâline” gelmesi, ancak
prömiyer gecesi seyirci salona dolup ilk kahka­
hayı veya ilk alkışı attığında gerçekleşir.

   Tarih boyunca Ahmet Vefik Paşa gibi öncü çe­
virmenlerin attığı adımlardan günümüz
sahnelerindeki modern yorumlara
kadar uzanan bu yolculuk, çe­
virmenin yalnızca diller arasın­
da  değil,  kültürler, dönemler
ve insanlar arasında da köprü
kurduğunu gösteriyor. Bir daha­
ki sefere tiyatro salonunda sizi
güldüren, düşündüren ya da duy­
gulandıran bir replik duyduğunuz­
da, alkışların küçük bir kısmını
perde  arkasındaki  görün­
mez kahramanlara, yani
tiyatro  çevirmenlerine
de ayırmayı unutma­
yın. Çünkü bazen bir
oyunun en sessiz ama
en güçlü sesi, onu başka
bir dilde yeniden var eden çe­
virmenin kaleminden gelir.


                  Yazar
     Dilara Danyıldız

22

Dragomania · 2. Sayı — 22
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

22   DRAGOMANIA




  Çeviride Çocuk Edebiyatı:
  Küçük Okurlar
  Büyük Sorumluluklar

     Hepimiz için bazı özel kitaplar vardır; yalnızca okunup rafa kaldırılmaz,
       hatırlanır. Bu bağlamda çocuk edebiyatı, ilk bakışta çocukluktan
      ibaret gibi görünse de etkisi uzun soluklu bir alandır. Bir cümlenin ritmi,
      karakterin sesi ya da sahnenin sıcaklığı üzerinden yıllar geçse bile
     unutulmaz. İşte bu yüzden çocuk kitaplarını çevirmek, kelimeleri bir
      dilden diğerine taşımaktan çok daha fazlasını gerektirir. Çünkü çevrilen
     şey yalnızca metin değil, bir çocukluğun kendisidir.

           ocuk edebiyatı çoğu zaman kolay bir çeviri  Bu noktada çevirmen, görünmez bir anlatıcıya dö­
             türü olarak görülür: Kısa cümleler, basit keli­   nüşür. Metnin arkasında durur ama etkisi her satır­  Ç
         meler, açık anlatım… Ancak bu sadelik, çevirmenin   da hissedilir. Çevirmen, az kelimeyle çok şey an­
            işini kolaylaştırmaz, aksine daha hassas hâle getirir.   latabilme becerisine sahip olmalıdır. Bu bağlamda
          Yetişkinler için yazılmış metinlerde karmaşık anlatım    dilin sadeliği ile duygu yoğunluğu arasında denge
         tolere edilebilirken çocuk edebiyatında en küçük   kurmak, çocuk edebiyatı çevirisinin en incelik ge­
         yapaylık hemen göze çarpar. Çocuk okur, metnin   rektiren yönlerinden biridir.
        doğal akışını içtenlikle kucaklar; eğer akış bozulur­      Kültürel unsurlar da çeviri sürecinin önemli bir
        sa hikâye onun için tüm büyüsünü kaybeder.          parçasıdır. Bir metinde geçen yemekler, oyunlar ve

23

Dragomania · 2. Sayı — 23
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   23


                                              Çocuk & Dil


günlük aktiviteler her çocuk için aynı anlamı taşı­      Anlatıcının yaşı, bakış açısı ve dili metnin inandı­
mayabilir. Örneğin,  bir  İngiliz çocuk kitabındaki    rıcılığını belirler. Bir çocuğun ağzından anlatılan bir
“peanut butter sandwich” ifadesi, Türk bir çocuk   hikâye, gerçekten bir çocuk gibi duyulmalıdır. Aksi
için ne kadar tanıdıktır? Bu tür durumlarda çevir­   hâlde metin, okurla arasına mesafe koyar. Çevirme­
men, metnin ruhunu koruyarak okuyucuya en doğal   nin görevi ise bu sesi korumak ve çevrilen dilde de
hissettirecek çeviriyi ortaya koymalıdır. Çevirmen,   aynı doğallıkla duyurmaktır.
burada iki dünya arasında bir köprü kurar. Metni     Öte yandan çocuk kitaplarının çoğunda eğitici
olduğu gibi bırakmak ile hedef okura yakınlaştır­    bir boyut bulunur, ancak bu doğrudan bir öğretme
mak arasında ince bir çizgide yürür. Çocuk edebi­   çabasından ziyade, sezdirme amacı güder. İyi bir
yatı çevirisinde asıl amaç, metni yalnızca aktarmak   çocuk kitabı, mesajını açıkça söylemek yerine his­
değil; onu hedef kitle için tanıdık ve canlı kılmaktır.     settirir. Çevirmen de bu dengeyi gözetmek zorun­
  Çocuk edebiyatını özel kılan bir diğer unsur ise    dadır. Fazla açıklayıcı olmak metnin hassasiyetini
dil oyunlarıdır. Kafiyeler, tekerlemeler ve kelime   zedeler; yetersiz aktarmak ise etkisini azaltır.
oyunları metnin ruhunu oluşturan yapı taşlarıdır.      Tüm bu yönleriyle bakıldığında, çocuk edebiyatı
cak bunlar çoğu zaman birebir çevrilemez.             çevirisi aslında oldukça yaratıcı ve çok katmanlı
İşte tam bu noktada çevirmen, yalnızca bir                 bir süreçtir. Çevirmen, yalnızca bir metni değil,
aktarıcı olmaktan çıkar ve yeniden üreti­                    bir hayal dünyasını yeniden yaratır. Bir çocuğun
ciye dönüşür. Bazen orijinal metinden                            ilk karşılaştığı hikâye, onun okuma alışkanlık­
uzaklaşıp yeni bir ifade ortaya ko­                               larını, dil algısını ve dünyaya bakış açısını bile
yar çünkü önemli olan kelimelerin                              şekillendirebilir.
kendisi değil, çocukta yarata­                             Nihayetinde çocuk edebiyatını çevirmek,
cağı histir.                                                                       iki farklı dil arasında değil, iki farklı çocuk­
  Bununla  birlikte,  çocuk                                    luk arasında köprü kurmaktır. Bir hikâye
edebiyatında    çocuğun                                      çevrildiğinde başka bir çocuğun zihninde
sesi olmak da oldukça                                    yeniden hayat bulur.
önemlidir.    Anlatıcının
yaşı, bakış açısı ve dili                                                  Yazar
                                           Miray Gültekin

24

Dragomania · 2. Sayı — 24
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

24   DRAGOMANIA

  Barbaros Uzunköprü
   ile Çeviri Dünyasına
  Bakış

     Her çevirinin ardında bir hikâye, her çevirmenin yolculuğunda ise
      anlatılmaya değer bir deneyim var. Peki bir çevirmenin dünyasını
     en iyi kim anlatabilir? Elbette o dünyayı yakından tanıyan biri!
       Biz de bu sayımızda merak ettiklerimizi bölüm başkanımız
       Dr. Öğr. Üyesi Barbaros UZUNKÖPRÜ’ye sorduk. Çeviriyle
        ilk tanışmasından kitap çevirirken yaşadıklarına, öğrencilik
       yıllarından yapay zekânın geleceğine kadar uzanan bir sohbet
       gerçekleştirdik. Şimdi sözü kendisine bırakıyoruz. Keyifli okumalar!

       Buse BAYRAKCI:  İlk sorumla   kadarıyla çeviri yapmaya başla­
        başlıyorum hocam. Çeviriyle ve   mıştım zaten ama onu görünce
          özellikle kitap çevirisiyle  ilk ta­   bende bir kırılma anı oldu. Dedim
        nışmanız nasıl oldu? Sizi bu alana    ki, “Demek ki bunu yapmak için
        yönlendiren özel bir an veya eser  mezun olmama gerek yok.” Son
        var mıydı?                             sınıfa geldiğimde  kitap  çevirisi
                                   yapmaya karar vermiştim ve ya­
       Barbaros UZUNKÖPRÜ: Evet,   yınevlerine  “Bünyenizde  kitap
         kitap çevirisi çok keyifli bir çe­    çevirisi yapmak isterim, deneme
            viri faaliyetidir. Benim maceram    çevirisi yapabilirim.” diye mail at­
         aslında şöyle başlamıştı: Ben ki­  maya başladım.
        tap okumayı çok seven biriydim,       İlk başlarda içerik konusunda
       çocukluğumda da çok severdim.    bir seçimim yoktu, zaten bu ala­
        Üniversitede çevirmenlik eğitimi­   na ilk girdiğinizde rüştünüzü is­
       ne başladığımda hep kafamın bir   patlayana kadar biraz ne gelirse
        köşesinde kitap çevirisi yapmak   onu çeviriyor gibi olursunuz. En
          vardı. Ancak özel olarak bir kişi   azından benim ve bazı tanıdık­
       bende çok etkili olmuştur. Yazın   larımın deneyimi bu şekildeydi.
          çevirisi  dersimizi veren Sinem   Hatta ücret konusunda da de­
        Sancaktaroğlu Bozkurt isminde   zavantajlı bir durumda olursunuz
          bir hocamız vardı, onun dersleri   çünkü yine adınızı sanınızı bilen
       çok keyifli geçerdi. Bunun dışın­   yoktur. Fakat  kitap  çevirisinde
       da hocamızın kitapları da vardı   motivasyon zaten biraz da böy­
        ve buna da çok özenirdim. Bir    le oluyor. Biliyorsunuz, sektörde
       gün bu derse bir konuk davet   belki de binlerce sayfa çeviri ya­
          edildi, bizim bölümden son sınıf   pıyorsunuz ama  isminiz genel­
          bir arkadaşımızdı. Henüz mezun    likle hiçbir yerde görünmüyor. O
       olmadan  bir  kitap  çevirisi  ya­   yüzden basılı bir eserde ismimi­
         yımlanmıştı. Ben de o zamanlar   zin yazılı olduğunu görmek çok
         öğrencilik  harçlığımı  karşıladığı   büyük  bir motivasyon kaynağı.

25

Dragomania · 2. Sayı — 25
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   25


                     “Dünya görüşünüzü yaymanızı sağlamak
                                için veya toplumsal mücadele yapmak
                         istediğiniz alanlarda da, bu hayvan hakları
                               olabilir, kadın hakları olabilir, herhangi
                              bir ideolojinin savunuculuğu olabilir,
                            çevirinin kullanılabileceğini aklınızdan
                                    çıkarmamanız gerekir.”


Bana bir deneme çevirisi gönder­   bu  okumaları yapmak oldukça   seviyorsanız, kitap size keyif ve­
diler, çeviriyi yapıp ilettim. Daha   önemli çünkü bu alanlarda özel­   riyorsa olabilecek bir şey. Belki
sonra da dediğim gibi çok düşük    likle iyi çevirmenlerin elinden çık­  de şunu ifade etmek gerekir: Ki­
fiyatlara  çeviri yapmaya başla­   mış kitapları okumak çok sağlam   tap çevirisi yapmak istiyorsanız
mıştım.                                 bir terminoloji listesi oluşturma­   kendinizi bir şekilde hem yetkin­
  Benim gönlümde hep şu yatı­    nızı sağlar. Okuduğum kitaplarda    liğinizi artırarak hem de girişken­
yordu: Edebiyat çevirisi yapmak   karşıma çıkan terimleri bir liste    liğinizi kullanarak sevdiğiniz şey­
istiyordum; roman olabilirdi, öykü   hâline getirirdim  ki sonraki ya­    leri  çevirmeye  yönlendirmeniz
derlemesi ya da  tarih  kitapları   pacağım  ilgili çevirilerde  tutarlı   lazım. Psikoloji mi, sosyoloji mi,
olabilirdi. Şansıma Çifte Tazminat    bir terim kullanımı olabilsin. İkinci   tarih mi veya edebiyat mı? Aksi
adında bir kara roman denk gel­   olarak sözlükler temin ederdim,   takdirde insana zulüm gibi gelir
mişti. Sonrasında bir roman daha   dostlar. Sahaflardan veya normal   çünkü yaptığınız  işi sevmediği­
çevirdim ama dedim ki, “Edebi­   kitapçılardan  olabilir. Eğer  ilgili   nizde süreç sakız gibi sünüyor.
yat benim için yeterli, artık tarih   alanın bir sözlüğü varsa, özellik­      İkinci olarak da şunu söyle­
alanında kitap çevirisi yapmak is­    le kitap kurgu dışı bir eserse, bu    yebilirim; bence bütün kitap çe­
tiyorum.” Bu sefer attığım mailler   da çok önemli çünkü kullandığı­   virmenleri dediğime katılacaktır:
o yönde oldu. Bu çok kritik çünkü   nız ifadeyi oradan teyit edebilir­   Kitap çevirisinin en heyecan ve­
siz hangi alanda yetkin olduğunu­    siniz. Hazırlıklarım genel olarak    rici kısmı, kitabı elinize aldığınız
zu ve hangi alanda çeviri yapmak   bu yöndeydi. Bu hazırlığı yaptığı­   an, dostlar. Çünkü uzun süreler
istediğinizi özellikle belirtirseniz,   nızda hem içerik hem de tutarlı­   üzerine çalıştığınız bir metin, içli
bu yol biraz daha hızlı bir şekilde    lık açısından çok daha temiz bir    dışlı olduğunuz bir yazar, yoğun
istediğiniz yöne doğru kıvrılabilir   metin oluşturma ihtimaline sahip    bir şekilde okumalar  yaptığınız
diye düşünüyorum.                oluyorsunuz.                   o konu en sonunda vücut bul­
                                                    muş oluyor. Kapağında isminizi
Buse BAYRAKCI: Bir kitabı çe­  Buse BAYRAKCI: Bir kitabı çe­   görüyorsunuz, kanlı canlı bir şe­
virmeye başladığınızda ilk olarak   virirken sizi en çok heyecanlan­   kilde  elinizde tutuyorsunuz ve
nasıl bir hazırlık yaparsınız?        dıran şey nedir?                o daima var olacak. Yani sizden
                                                                      geriye kalan bir parça olarak var­
Barbaros UZUNKÖPRÜ:  Yine   Barbaros UZUNKÖPRÜ: Müm­    lığını  sürdürecek,  çocuklarınız,
ilk deneyimlerimden başlayayım.   künse  kitabın  heyecan  verici   hatta torunlarınız okuyacak belki.
Açıkçası süreci nasıl yönetece­   olması benim  için çok  önemli.  O yüzden kitap çevirisi belki de
ğimi pek bilmiyordum. İlk roman  Çünkü kitap heyecan verici bir   biraz bu hissi yaşamak için yapı­
çevirisi elime geldi ve başladım   kitapsa heyecanlanırsınız, onun    lıyordur.
çevirmeye...  Yöntemler  zaman   dışında kitap çevirisini biraz her
geçtikçe oturmaya başladı. Şöyle   gün yapmanız gereken bir görev  Buse BAYRAKCI: “İyi bir çeviri”
bir hazırlık sürecim vardı: Birinci­    gibi   düşünebilirsiniz.  Haftanın   sizce ne demektir? Çevirmenin
si, çevirdiğim kitap ne ile ilgiliyse   beş günü, isteseniz de isteme­   metne ne kadar sadık kalması ne
o alanda yoğun okumalar yapma­   seniz de başına oturup yaptığınız   kadar değiştirmesi gerekir?
ya başlardım. Çevirinin yanında    bir iş aslında. Bu da ancak kitabı

26

Dragomania · 2. Sayı — 26
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

26   DRAGOMANIA


       Barbaros UZUNKÖPRÜ: Aslın­   çeviri yapmış oluyorsunuz, çevi­   özgü değerlendirme yapmak ge­
         da, “İyi bir çeviri ne demektir?”    rinizin geçerliliği olmuyor.           rekiyor diyebilirim.
        derken çevirinin hangi alanından   Sözlü çeviriye bakacak olursak,
         bahsettiğimizi belirlemek  lazım.   dostlar,  yine derslerde konuş­  Buse BAYRAKCI:  Kariyeriniz
       Çünkü siz de biliyorsunuz zaten,  tuğumuz gibi, yazılı çeviride biz   boyunca yaptığınız ve bugün ge­
         birbirinden  farklı  bir  dizi çeviri  en ideal sözcüklerle metni inşa   riye dönüp baktığınızda “Bunu iyi
          alanı var ve hepsi için iyi çeviri  etmeye  çalışıyoruz ama  sözlü    ki yapmışım” dediğiniz bir şey var
         tanımı değişiyor. Örneğin aldığı­   çeviride böyle bir lüksümüz yok.   mı?
         nız derslerden olan hukuk me­  Orada  konuşmayı   dinleyicileri
           tinleri veya AB metinleri çevirisini    irite etmeyecek bir akıcılıkta, en  Barbaros UZUNKÖPRÜ: Son­
         ele  alalım. Burada  kavramların   doğru şekilde aktarmaya, lafı do­  dan başlayayım. İyi ki yapmışım
       hemen hemen tek  bir  karşılığı   landırmamaya ve yanlış bir mesaj   dediğim en son şey, Napolyon’un
          vardır; yani bir kanun maddesinin  vermemeye çalışıyoruz.              çevirisini yapmaktı. O çeviri za­
        veya tüzük hükmünün herhangi     “Edebiyat çevirisinde iyi çeviri   ten opus magnumum hâline geldi;
          bir  alternatifi  yoktur. Bu  alan­   nasıldır?” sorusu bambaşka bir   yani ortaya koyduğum, en gurur
       da iyi çeviri, doğru kavramı ne­   hikâye. Çevirmenliğin en derinle­  duyduğum eser oydu diyebilirim.
        redeyse  bir  yapboz  parçasını   rine indiğimiz yer edebiyat çevi­  Çok kalın bir  kitaptı, araştırma
           birleştirir gibi yerine koymaktır.    risi diyebiliriz. Çünkü artık cümle­   süreci çok yoğundu ama bir o ka­
         Aksi takdirde literatürde yerleşik    leri doğru çevirmekten öte, metni   dar da keyifliydi. O kitabı alırken
        olmayan  bir  ifade  kullanırsanız   başından sonuna çok iyi bir şekil­   altından kalkabilir miyim diye çok
        kötü ve yanlış bir çeviri yapmış  de inşa edebilmek devreye giri­   düşünmüştüm. Çünkü ne kadar
         oluyorsunuz, çevirinizin geçerli­   yor. Şunu demek istiyorum aslın­   deneyimim de olsa bu benim için
             liği olmuyor.                       da: Bazen cümleleri olduğundan  bambaşka  bir  zorluktu,  dolayı­
          Sözlü çeviriye bakacak olur­  daha farklı çevirerek de çok iyi    sıyla şüphelerim yoktu diyemem.
         sak, dostlar, yine derslerde ko­   bir edebiyat  çevirisi ortaya  çı­  Hem terminoloji yoğunluğu çok
       nuştuğumuz gibi, yazılı çeviride    karabiliriz. Örneğin çok klasiktir   fazlaydı hem de Fransız tarihî yö­
         biz en ideal sözcüklerle metni  ama yeri gelmişken söyleyelim,   netimindeki bazı kavramlar Türk­
         inşa etmeye çalışıyoruz ama söz­  Can Yücel’in Shakespeare çevi­  çede hiç yok. Bu yüzden sıfırdan
           lü çeviride böyle  bir lüksümüz    rileri. Nasıldır? Shakespeare  ile   kavramlar üretmem gerekecekti.
         yok. Orada konuşmayı dinleyici­   hiç alakası yoktur ama muazzam   Editörüm Mehmet Şengöçmen’e
            leri  irite etmeyecek bir akıcılık­    çevirilerdir. Bazen de gramer ya­  de buradan  selamlar  olsun, o
           ta, en doğru şekilde aktarmaya,    pısını olduğu gibi bozup Türkçeye   kavramları  Türkçede  yaratmak
            lafı dolandırmamaya ve yanlış bir   göre yeniden bir yapı oluşturma­    için geceler boyu uğraştık. Ama
                                       mız icap edebilir. Örnek olarak   günün sonunda o kitabı elime al­
                                           İlyada ve Odysseia  çevirilerini   dığımda inanılmaz büyük bir haz
                                                     verebiliriz. Bu  çevirilerde  antik   elde ettim.
                                      Yunan dilinin beşli veznini Türk­    Daha öncesine gelecek olur­
                                     çeye doğru düzgün  aktarmak   sak da iyi ki yaptım dediğim şey,
                                mümkün değildir. Azra Erhat bu   İngilizce  Mütercim-Tercümanlık
                                            eserlere ön söz yazarken, bu   bölümüne girmekti. Çünkü ina­
                                       arada çevirmen ön sözlerini mut­   nılmaz ufuk açıcı bir bölüm. Siz­
                                             laka okuyun dostlar, aslında ora­    ler de an be an deneyimliyorsu­
                                    da süreci baştan sona anlatıyor.   nuz, bu bölümün her şeyinde iyi
                                  Onun dışında, edebiyat  çevirisi   olmak zorunda değiliz. Ben de
                                             kültüre çok hâkim olmayı, derin   öyleydim. Çevirmenlik, kendi ilgi
                                                   bir kelime haznesine sahip olma­   alanınıza ve hayat tarzınıza doğ­
                                                              yı, dili ve toplumu çok iyi tanımayı   ru çekiştirebildiğiniz bir meslek.
                                            gerektiren bir türdür. Uzun lafın  Ben tarihi, kitap okumayı ve ede­
                                                   kısası, iyi çeviri nedir derken bu   biyatı severdim; işte bunu meslek
                                               ayrımları  gözeterek  her  alana   hâline getirdim. Kimileri hareketli

27

Dragomania · 2. Sayı — 27
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   27


                                                      Röportaj


                                     “İyi ki yapmışım
                             dediğim en son
                                   şey, Napolyon’un
                                   çevirisini
                             yapmaktı. O
                                   çeviri zaten opus
                      magnumum
                               hâline geldi;
                              yani ortaya
                           koyduğum, en
                           gurur duyduğum
                                eser oydu
                                  diyebilirim. Çok
                                kalın bir kitaptı,
                             araştırma süreci
                              çok yoğundu ama
                                 bir o kadar da
                                     keyifliydi.”

                                                            yapmak,  şirket çevirmenliği vebir hayatı sever, mesai saatlerin­   Barbaros UZUNKÖPRÜ: Dost­
                                                                     freelance  çevirmenlik  yapmakden hazzetmez, seyahat etmeyi    lar, aslında bu zorlu bir yol di­
                                                         da dahildir. Bu ortamlara girdim,sever; işte o kişiler sözlü tercü­    yebilirim. Denemek gerekir; yani
                                                           bana uyuyorsa devam ettim, uy­man olabilir. Ya da sadece ter­   bu, yirmili yaşların sonuna kadar
                                                           muyorsa başka bir alan denedim.cümanlık bölümünde edindiğiniz   da sürebilir. Bir şeyi sevip sev­
                                                                             Zorluklarını  ve  güzel  yanlarınıentelektüel birikiminiz ve kuvvet­   mediğinizi uzaktan anlayamıyor­
                                                                 kıyaslamaya çalıştım.  İlk çevir­li dil kullanma becerinizle hayatta   sunuz, onun içine girmek gere­
                                                                   menlik deneyimlerinden birindeistediğiniz şeyi yapma fırsatınız    kiyor. Ben de mezun olduğumda
                                                                            uluslararası bir şirkete çevirmenoluyor. O yüzden  iyi ki almışım   tam karar verebilmiş  değildim.
                                                                      olarak girmiştim. Ofisinizin oldu­dediğim kararlardan biriydi.         Evet, kafamda bazı şeyler var­
                                                          ğu ve AB metinlerini çevirdiğiniz                                       dı ama hayatta neyden emekli
Buse  BAYRAKCI:    Özellikle   olacağımı açıkçası bilmiyordum.    bir işti. Ben bunu çok seveceği­
                                                              mi  zannediyordum.  Gömleğimibizim gibi çeviri öğrencileri için,   Bunun için de çevirmenlik çatısı
                                                                   giyeceğim, kravatımı takacağım,gelecekte hangi alanda çalışmak   altında  farklı şeyleri denemeye
                                                                 resmi bir ortam... AB metinleriniistediğinden emin olmayan biri­   başladım. Buna küçük çocuklara
                                                                   üniversitedeyken de çok sever­nin kendisini keşfetmesi için ne­   öğretmenlik  yapmak,  üniversi­
                                                           dim ve kariyerimin bu yönde şe­ler önerirsiniz?                   tede ders vermek, kitap çevirisi
                                                                            killeneceğini sanırdım.

28

Dragomania · 2. Sayı — 28
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

28   DRAGOMANIA


      Tam da böyle bir işe girdim ama   rürsünüz. Rönesans ve Reform   zımdı ve yapay zekânın entegre
        anladım ki benlik değilmiş. Şu an   Hareketlerinden  İslam’ın  Altın   olduğu  çeviri araçları da bunu
         hiç alakam yoktur desem yeridir,   Çağı’nın  yaşanmasına,  Türkiye   sağlıyor.
           fiilen o tarz çeviriler yapmıyorum.   Cumhuriyeti’nin kuruluş dönem­     Dışarıdan  bakıldığında  belki
      Ama denemeseydim hâlâ o kafa­   lerinde vatandaşların entelektüel    farklı görünüyordur ama yapay
       da olacaktım, o yolda çok fazla   çerçevesinin  oluşmasına kadar   zekâ bizim  için çok büyük  bir
       zaman harcayacaktım.              çevirinin rolü çok büyüktür. Dün­    fırsat. Bugün yapay zekâdan yo­
          Edebiyat  çevirmenliği  veya   ya görüşünüzü yaymanızı sağla­   ğun  bir şekilde faydalanmayan
         editörlük de istiyor  olabilirsiniz,  mak için veya toplumsal müca­    bir çevirmen, piyasada çok ge­
       o zaman da bir yayınevi deneyi­   dele yapmak istediğiniz alanlarda   ride kalır ve şirketler tarafından
        mi yaşamak lazım. Onun da sı­   da, bu hayvan hakları olabilir, ka­   tercih edilmez. Dediğim gibi, ben
           kıntılarını şöyle bir görmek lazım   dın hakları olabilir, herhangi bir   öğrenciyken   çeviri  yapardım;
           ki o zaman gerçekten bu alanda   ideolojinin savunuculuğu olabilir,   diyelim ki bana yüz sayfa çevi­
       uzun süreli bir kariyer düşünüyor   çevirinin  kullanılabileceğini  ak­     ri gelirdi ve bunun için iki hafta
        musunuz, düşünmüyor musunuz   lınızdan  çıkarmamanız  gerekir.   süre verilirdi. Bugün ise yine yüz
          anlayabilirsiniz. Yani gireceksiniz,   Çeviriyi sadece para kazanabi­   sayfa çeviri geliyor ama artık üç
         çıkacaksınız;  ilk  iş deneyiminiz   leceğiniz  endüstriyel  bir uğraş   gün veya bir hafta gibi bir süre
        son işiniz olmayacak. Denemek­   olarak da görebilirsiniz ama bu    veriliyor ve metni hızlı bir şekilde
        ten kaçınmayın çünkü işiniz çok   uğraşın çok ciddi başka potan­   çevirip teslim etmemiz gerekiyor.
        severek yaptığınız bir şey olmalı    siyelleri olduğunu da bilin. Çeviri   Biz bugün belki de aynı emeği
           ki iş olmaktan çıksın ve hobiniz­   elinizdeki çok güçlü bir araç, do­   sarf ederek çok daha fazla çıktı
       den para kazanabilesiniz.             layısıyla hayatınızın her dönemin­   üretiyoruz ve bu küresel hacme
                                   de para kazanmıyor olsanız bile   ancak bu şekilde yetişebilirdik.
       Buse BAYRAKCI: Peki bir öğ­   bunu kullanabileceğinizi unutma­      Bir de dostlar, yapay zekâdan
         rencinizin sizden yalnızca tek bir    yın.                           sadece  çeviri  için yararlanma­
         şeyi öğrenmesini isteyecek olsa­                            mak lazım. Yapay zekâ aynı za­
          nız, bu ne olurdu?              Buse BAYRAKCI: Son  soru­  manda çok iyi bir editörlük aracı.
                              ma geldim. Bugün yapay zekâ   Sizin çok uzun saatler harcaya­
       Barbaros UZUNKÖPRÜ: Tek bir   araçlarının  gelişmesiyle  birlikte   rak yapacağınız bir editörlük işini
        şey öğrenmelerini tercih etmez­   çevirmenliğin  geleceğini   nasıl   daha kısa sürede, belki gözünüz­
         dim, pek çok şey öğrenmelerini   görüyorsunuz? Sizce gelecekte   den kaçan şeyleri de yakalamak
         tercih ederdim. Ama tek bir şey   çevirmenlerin  hangi  becerileri   suretiyle yapmanız mümkün. Sa­
           ise, zaten ben akademik kariye­   onları vazgeçilmez kılacak?         hip olmanız gereken diğer bece­
          rimi bunun üzerine inşa ettim di­                                                          ri de grup çalışması yapabilmek
          yebilirim, çeviri sadece metinsel   Barbaros UZUNKÖPRÜ: Evet,   ve buna adapte olabilmek. Eski­
          bir uğraş değildir. Aslında çeviri,   yapay zekâ artık çeviri dünyası­   den bütün işi çevirmen tek başı­
           kitlelerin zihinsel çerçevesini şe­   nın ayrılmaz bir parçası diyebili­   na yapardı ama ciddi boyuttaki
         killendirebilecek ve  değiştirebi­    riz. Böyle de olmak zorundaydı    çeviriler artık sadece çevirmen
        lecek güce sahip çok güçlü bir   açıkçası. Şu anda küresel çeviri    ile yapılmıyor, daha mikro  işle­
          uğraştır. Öğrencilerimin benden   piyasasının  değeri 45-50  mil­   re  ayrılıyor. Terminoloji uzmanı,
       bu bakış açısını öğrenmelerini is­   yar dolar civarında ve bu sayının   post-editör, prompt  mühendisi
         terdim.                           2030’lara gelindiğinde 90 milyar    gibi geçmişte hiç olmayan ama
          Mesela Hilmi Ziya Ülken tara­   dolara ulaşması bekleniyor. Ne­  günümüzde ortaya çıkmış bir dizi
         fından kaleme alınan Uyanış De­   redeyse dört beş  yıl içinde bu    rol var. Bu rolleri benimseyebil­
          virlerinde Tercümenin Rolü diye   piyasadaki hacim ve ekonomik  mek de oldukça önemli beceri­
          bir kitap vardır. Bu kitapta, tabii   boyut ikiye katlanacak. Yani kü­   lerden biri.
          eksikleri olsa da, insanlığın yap­   resel çeviri hacmi sadece çevir­
            tığı atılımlarda, tarihin paradigma   menlerin eski usul manuel çeviri
         değişimlerinde çevirinin ne ka­   yapmalarıyla karşılanamazdı. Bu
        dar başat bir rol oynadığını gö­   süreci hızlandıracak bir şey la­

29

Dragomania · 2. Sayı — 29
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                         2. SAYI   29





Beril Beşağıl ile



                     Çevirmenliği

  Merhabalar, ben Beril. Üç buçuk senedir
  manga çevirmeni ve editörü olarak çalı­
  şıyorum. Uzun zamandır manga ve anime
  dünyasıyla yakından ilgilenen biri olarak,
  hayranlığımı ve hobimi mesleğime dönüş­
  türdüm. Bu yüzden işimi büyük bir sevgiyle
  yürütüyorum. Sosyal medyada ürettiğim
   içerikler sayesinde bu mesleğe olan ilgi son
  zamanlarda epey arttı. Ben de kendi yolcu­
  luğumu ve mesleğimin detaylarını bu yazı
   aracılığıyla sizinle paylaşmak istiyorum.


      aponca öğrenmeye  lise son   buldum. Başlarda alaylıydım; yani    araştırma yaparken şu an bün­
        sınıfta başladım. Hayalimdeki   tamamen hevesle kendi kendi­   yesinde çalıştığım Gerekli Şeyler  ​J
   şehirde Japonca bölümü olmadı­  me çalışıyordum, ortada mesleki    Yayınevi’ni keşfettim. Yurt dışın­
    ğı için İstanbul Üniversitesi’nde    bir amaç yoktu. Hatta üniversite   dan getirilen İngilizce mangala­
    İngilizce  Mütercim  ve  Tercü­   son sınıfa geçene kadar bu işin    rın yanında kendi çevirilerini yap­
   manlık okudum. Aslında bölümde    bir meslek olabileceği hiç aklıma    tıklarını da gördüğümde “Ben de
   yabancı bir dili değil, çevirmen­   gelmemişti.  Mangaları  genelde   bu mesleği yapabilirim.” dedim
     liği  öğreniyordum. 2018–2022   internet üzerinden İngilizce çe­   kendime. O zamana kadarki bü­
    yıllarındaki  üniversite  hayatım    virilerinden okurdum. O  sıralar   tün planlarımı bir rafa kaldırdım
   pandemi dönemine denk geldiği   keşfettiğim bir mangayı o kadar   ve manga çevirmenliğini kendi­
    için elime bolca boş zaman geç­   çok sevdim  ki  dijitalden oku­  me ana amaç edindim.
      ti. Bu süreçte üçüncü dilim olan  mak yetmedi ve fiziksel baskı­     Alana girdiğimde beni en çok
   Japoncayı iyice geliştirme fırsatı    sını edinmek istedim. İnternette   şaşırtan şey manga sektörünün

30

Dragomania · 2. Sayı — 30
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

30   DRAGOMANIA


                                                   Konuk Yazar


       ne kadar küçük olduğu gerçe­   Türkçede  karşılığı  yok.”, “Şu
           ğiydi. 2023’ten bu yana sektör­    kitabın dili çok zor.” gibi her
       de elbette büyüme oldu; ancak   dilde ve çeviri ortamında
       o dönem sektörde manga çevir­   yaşanan  şeyler.  İkilem­
        meni açığı vardı. Büyük ihtimalle   de kaldığım durumlarda
       bu yüzden benim gibi yeni mezun   bastığımız  kitabın  Türk
        ve Japonca üzerine profesyonel   okuyucusuna   ulaşaca­
           iş tecrübesi olmayan birini kabul    ğını  düşünerek  hareket
           ettiler. Sektöre adım attığımda   ediyorum. Mesela İblis Ke­
       bu yaklaşımın gayet mantıklı ol­   ser’de Tokitou  ile Gyokko’nun
       duğunu anladım. Çünkü mezun   savaştığı bir sahnede İblis ona
        olduğunuz  üniversitenin ya da                diyor. Birebir çeviri­   yalnızca iki dili bilmesi değil; iki                       “便所虫”         çalışma geçmişinizin  bir önemi                                                         si “tuvalet böceği” olsa da biz    kültür arasında sağlam bir köprü
         yok; zayıf bir deneme çevirisini   bunu Türkçede “hamam böce­    kurabilmesidir. Amacımız sade­
         yalnızca  kaliteli bir çeviri  telafi    ği” olarak kullanıyoruz. Tokitou   ce Japonca bir cümleyi Türkçeye
          edebilir.                      da ona cevap verirken tuvalet   çevirmek değil, o cümlenin taşı­
           ​Çoğu  kişi sektör hakkındaki   üzerinden laf sokuyor. Japonca    dığı duyguyu, karakterin mizacını
           bilgi eksikliği nedeniyle İngilizce­    orijinalinde “Bence asıl sen tu­   ve hikâyenin ruhunu Türk okuru­
       den çeviri yaptığımızı zannedi­   valette yaşıyormuş gibi duruyor­   na olabildiğince eksiksiz ulaştır­
          yor. Benim yaptığım resmî çeviri   sun.” denirken ben Türkçedeki    maktır.
            ile fansub çevirilerini karıştırabi­                                               ​Bu mesleği hedefleyenlere en
           liyorlar. Dışarıdan bakınca oldu­                                büyük tavsiyem bol bol manga
       ğundan daha kolay göründüğü                                okuyup anime izlemeleri olur. Ku­
           için en çok aldığım yorumlardan                                      lağa keyifli bir tavsiye gibi gelse
            biri “Google Translate de aynısını                               de aynı zamanda temel eğitimin
         yapar.” oluyor. Oysa bir sayfa­                                            bir parçası. Ben de lisede defa­
         nın başına oturduğunuzda çev­                                        larca  izlediğim  Haikyuu!!’ya ve
         rilecek şeyin yalnızca kelimeler                               1200 bölümlük One Piece’e çok
         olmadığını fark ediyorsunuz. Bir                                  şey borçluyum; beni asıl eğiten
         karakterin konuşma biçimi, bu­                                       onlar oldu. Son olarak vurgula­
        lunduğu ortam, yüz ifadesi, çi­                            mak isterim ki bu iş için Japonca
        zimdeki küçük bir detay, hatta bir                                    bilmek zorunlu. Okurlarımıza üs­
         kelimenin hangi alfabe ile yazıldı­                                    tünkörü yapılmış bir çeviri değil,
          ğı bile hikâyenin önemli birer par­                                 emekle ve dikkatle hazırlanmış
          çası. Bu yüzden her bir konuşma                                  mangalar sunmak istiyoruz. Bu
        balonuna ayrı dikkat etmem ge­                                                        işi benim için değerli kılan şeyler­
         rekiyor ve devamlı zihnimin tam          Muichiro Tokitou, İblis Keser       den biri tam da bu. Orijinal eser­
         kapasitesini kullanıyorum. Olduk­                                         lere büyük bir sevgi besliyorum
        ça yorucu olsa da sürecin hiçbir   mizahı  yakalayabilmek  için bu   ve onların gösterdiği özeni çevir­
        aşamasını yapay zekâya veya    ifadeyi “Böcek de olsa hamama   menler olarak bizim de göster­
        makine çevirisine bırakmıyorum.   gidiyormuş en azından, sende   memiz gerektiğini düşünüyorum.
        Eğlence için okuduğum bir şeyi   o bile yok.” şeklinde aktardım.   Umarım yardımcı olabilmişimdir,
          işe dönüştürdüğümde, dürüst ol­   Bence bir çevirmenin ana diline    sağlıcakla kalın.
       mak gerekirse ara sıra hevesimin   ve mesleğine ne kadar hâkim ol­
                                                                                 Yazar          kaçtığı da oluyor.               duğu tam olarak bu tarz kültürel
                                                                         Beril Beşağıl              Dil  ile  ilgili yaşadığım zorluk­   uyarlamalarda ortaya çıkıyor. Bir
           lar oldukça klasik: “Bu kelimenin   manga çevirmenini iyi yapan şey,

31

Dragomania · 2. Sayı — 31
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI    31





Çevrilemeyen Kelimeler:
Farklı Diller,
Farklı Kültürler,
Farklı Hayatlar
Yabancı bir dil öğrenmeye başladığımızda ilk yaptığımız şey kelimelerin an­
lamlarını ezberlemektir. En başta her kelimenin başka dillerde bire bir karşılığı
olduğunu düşünürüz, ancak dil seviyemiz geliştikçe bunun her zaman doğru
olmadığını fark ederiz. Bazı kelimeler yalnızca bir nesneyi ya da eylemi anlat­
maz; aynı zamanda o toplumun duygularını, yaşam biçimini ve kültürel değer­
lerini de içinde taşır. Bu yüzden bazı sözcükleri başka bir dile çevirmek müm­
kün olsa bile, onların hissettirdiği anlamı tamamen aktarmak oldukça zordur.
İşte bu tür sözcüklere “çevrilemeyen kelimeler” denir.

32

Dragomania · 2. Sayı — 32
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

32   DRAGOMANIA


                                                                  Kültür


              slında “çevrilemeyen kelime” ifadesi biraz ya­    değil, kültürü ve duyguyu da taşımak gerekir. Gü­
                  nıltıcı  olabilir. Çünkü bu kelimeler tamamen  nümüzde yabancı diziler, filmler, kitaplar ve sosyal  A
        çevrilemez değildir. Bir çevirmen parantez içinde  medya sayesinde farklı dillerle her zamankinden
         açıklamalar yaparak, benzer  ifadeler  kullanarak   daha fazla karşılaşıyoruz. Bu da çevirinin önemini
        veya not ekleyerek anlamı aktarabilir. Fakat bazı    artırıyor. Başarılı bir çeviri sayesinde yalnızca metni
         kelimeler tek bir sözcükle çevrildiğinde eksik ka­    değil, o metnin ait olduğu kültürü de tanıyabiliyoruz.
               lır. Bunun nedeni, her toplumun farklı bir tarihe,   Çevirmenler bu yüzden iki dil arasında olduğu ka­
        geleneklere ve yaşam deneyimlerine sahip olması­   dar iki kültür arasında da köprü kuran kişiler olarak
           dır. İnsanların günlük hayatta önem verdiği şeyler   görülmektedir.
       zamanla dile de yansır. Bu nedenle her dil, kendi
        kültürünün izlerini taşır. Dünyanın birçok dilinde bu     Çevrilemeyen kelimeler, farklı kültürleri tanıma­
       duruma örnek olabilecek kelimeler vardır. Mesela   nın en güzel yollarından biridir. Çünkü bir kelime­
        Japoncadaki komorebi               kelimesi, gü­   ye bakarak bile o toplumun nelere önem verdiği                (木漏れ日)       neş ışığının ağaç yapraklarının arasından süzülme­   hakkında fikir sahibi olmak mümkündür. Örneğin,
           sini ifade eder. Bu kelime, Japon kültürünün doğaya   doğayı anlatmak için özel kelimeler kullanan bir
         verdiği önemi gösteren güzel örneklerden biridir.   toplumun çevresiyle güçlü bağlar kurduğunu anla­
        Almancadaki Fernweh ise henüz gidilmemiş uzak    yabiliriz. İnsan ilişkilerini anlatan kelimelerin fazla
         yerlere karşı hissedilen özlemi anlatır. Portekizce­   olduğu bir dil ise toplumsal değerlere verilen önemi
        deki saudade ise özlem, hüzün ve geçmişe duyulan    yansıtabilir. Bu nedenle yeni bir kelime öğrenmek,
          bağlılık gibi duyguları aynı anda içinde barındırır. Bu   aslında yeni bir kültürü tanımaya atılan küçük ama
         kelimelerin anlamlarını açıklamak mümkündür; an­   anlamlı bir adımdır.
       cak tek bir Türkçe kelime kullanarak aynı duyguyu
       vermek oldukça zordur.                     “Çevrilemeyen kelimeler,
          Türkçede de başka dillere çevrilmesi kolay ol­     farklı kültürleri tanımanın
       mayan birçok kelime ve ifade vardır. Bunlardan biri   en güzel yollarından biridir.
        gönül kelimesidir. Gönül, sadece kalbi ifade etmez;                                Çünkü bir kelimeye bakarak
          sevgiyi, samimiyeti, vicdanı ve insanın manevi dün­     bile o toplumun nelere önem         yasını da kapsayan geniş bir anlam taşır. Aynı şe­
         kilde hatır kelimesi de dostluğu, vefayı ve manevi   verdiği hakkında fikir sahibi
        değeri anlatır. Günlük hayatta sıkça kullandığımız      olmak mümkündür.”
        “Kolay gelsin.” ifadesi de başka dillere birebir ak­
        tarılamayan ifadelerden biridir. Bu ifade, sadece iyi    Sonuç olarak çevrilemeyen kelimeler, aslında dil­
         dilek dilemek anlamına gelmez. Aynı zamanda çalı­    ler arasındaki eksiklikleri değil, kültürlerin zenginli­
        şan kişiye duyulan saygıyı ve emeğe verilen değeri    ğini gösterir. Her dil, insanların dünyayı farklı şekil­
       de gösterir. Bu örnekler, dilimizin kültürel yönünü   lerde algıladığını kanıtlayan eşsiz bir hazinedir. Bir
        açıkça ortaya koymaktadır.                         kelime bazen uzun bir açıklamanın anlatamadığını
                                                            tek başına ifade edebilir. Bu nedenle çeviri sadece
          Böyle kelimeler en çok çevirmenleri düşündü­   kelimeleri aktarmak değil, aynı zamanda farklı kül­
          rür. Çünkü çeviri yapmak yalnızca sözlükten kelime    türleri, farklı bakış açılarını ve farklı hayatları birbiri­
           karşılığı bulmak değildir. Çevirmen, okurun veril­   ne yaklaştıran önemli bir iletişim aracıdır. Bu yönüy­
      mek istenen duyguyu tam olarak hissedebilmesini    le çeviri, insanları ortak bir noktada buluşturan en
        amaçlar. Bazen bunun için tek bir kelime yerine kısa   değerli köprülerden biri olmaya devam edecektir.
          bir açıklama yazılır, bazen de kelime olduğu gibi
         bırakılarak anlamı metnin içinde sezdirilir. Özellik­                                                                                    Yazar
          le edebî eserlerde bu durum daha da önem kaza­                               Sıla Topçu
           nır. Bir romanı ya da şiiri çevirirken sadece anlamı

33

Dragomania · 2. Sayı — 33
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   33
    Dünden Bugüne
  İz Bırakan Çevirmenler





  Constance         Azra        Huneyn İbn       Cemal
   Garnett          Erhat            İshak           Süreya
İngiltere’nin   Brighton     1915 doğumlu Azra   Huneyn İbn İshak, Bağ­   Türk  edebiyatının  en
şehrinde doğan Cons­   Erhat; başta İlyada ve   dat’taki Beytülhikme’de   önemli şairlerinden  biri
tance   Garnett,  Rus   Odysseia  olmak  üze­   (House of Wisdom) çalı­   olan  Cemal   Süreya,
edebiyatının  İngilizce­   re Eski Yunan ve Roma   şan bir çevirmen ve aynı    özellikle  Fransız  ede­
ye  aktarılmasında son   klasiklerinden    yaptığı  zamanda  bir hekimdir.   biyatına olan büyük  il­
derece  önemli  bir  rol    çevirilerle  tanınan  bir   Hipokrat ve Galen gibi    gisiyle  yaptığı  çeviriler
oynamıştır. Rus edebi­   yazardır.  Sofokles  ve   hekimlerin     eserlerini   sayesinde Batı edebiya­
yatının  Batı’da  popü­   Aristofanes gibi yazar­   çevirerek  Antik Yunan   tındaki önemli  eserleri
lerleşmesine en büyük    ların eserlerini Türkçeye    birikimini İslam dünya­   ve düşünceleri Türkçe­
katkıyı  sağlayan öncü   kazandırmış;  ilk çeviri­   sına kazandırmıştır. Bu   ye kazandırmıştır. Edebî
isimlerden  biridir. Eğer    leri Tercüme  adlı der­   sayede  tıp,  felsefe ve     dili ve metnin duygusu­
bugün  İngilizcede  bir   gisinde  yayımlanmıştır.   bilim alanındaki bilgi bi­   nu korumaya çalışan şa­
Tolstoy,    Dostoyevski   Yazar   kimliğinin  yanı    rikimi Arap coğrafyası­    irin modern Türk edebi­
ya da Çehov eseri oku­   sıra filolog, arkeolog ve   na  yayılmıştır. Huneyn,    yatı dilinin gelişmesinde
yorsanız o metnin Gar­  deneme yazarı da olan   sistemli  çeviri yöntemi   büyük bir etkisi vardır.
nett’in  elinden geçmiş   Erhat, arkeoloji ve ede­   olarak   bilinen;  metni   Çalışmalarını   sadece
olma  ihtimali çok yük­    biyatı birleştiren önemli   kelime kelime çevirmek   teknik bir iş olarak gör­
sek!                          bir isimdir.                yerine önce metnin bü­   memiş; çeviri ile edebi­
                                               tününü kavrayıp anlam   yat arasında güçlü  bir
                                                       odaklı  bir  çeviri  yap­   köprü kurmuştur.
                                               mayı  geliştirmiştir. Bu
                                                yöntem, günümüzde de
                                                           kullanılan “anlam odaklı
                                                           çeviri”  yaklaşımının ilk
                                                   örneklerinden biridir.

34

Dragomania · 2. Sayı — 34
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

34   DRAGOMANIA


                                                                  Portreler





              Aziz               Can              Hasan Âli
           Jerome                 Yücel                 Yücel
           Hristiyan din bilgini ve rahip olan Aziz   Can  Yücel,  Türk  edebiyatının önem­    1940’larda Tercüme Bürosu’nu kuran
         Jerome, çeviri tarihinin en önemli isim­        li şairlerinden  biri olmasının yanı sıra   Hasan Âli Yücel, dünya klasiklerinin sis­
           lerinden biridir. En çok, İncil’i Latince­   kendine özgü  çevirileriyle de  tanınır.    temli bir şekilde Türkçeye çevrilmesini
         ye çevirerek oluşturduğu Vulgate (St.    Çevirilerinde birebir kelime aktarımı ye­    sağlamıştır. Özellikle Millî Eğitim Bakanı
        Jerome tarafından 4. Yüzyılda hazır­    rine metnin ruhunu ve etkisini Türkçede   olduğu dönemde başlattığı büyük çeviri
          lanan Latince İncil çevirisi) ile tanınır.   yeniden yaratmayı amaçlardı. Özellikle    hamlesiyle tanınan Yücel; William Sha­
        Bu çeviri sayesinde dinî bilginin daha    William Shakespeare,  Federico Gar­   kespeare, Fyodor Dostoyevski, Victor
             anlaşılır olmasını ve daha geniş kitlele­    cia Lorca ve Bertolt Brecht gibi önemli   Hugo ve Platon gibi önemli düşünür ve
          re ulaşmasını sağlamıştır. Çeviri üzerine    yazarların  eserlerini Türkçeye kazan­    yazarların eserlerini dilimize aktarmıştır.
          düşüncelerini yazılı olarak açıklayan ilk    dırarak bu metinlerin Türkçede sevilip   Öncülük ettiği Türk çeviri tarihinin en
          isimlerden biri olduğu için çeviri kuramı   okunmasına katkı sağladı.               büyük hamlelerinden biri olan bu dev
           tarihinde özel bir yere sahiptir; nitekim                                                 proje, yüzlerce  klasik eserin  dilimize
        bu  katkılarından  dolayı çevirmenlerin                                                çevrilmesini sağlamış; Türk edebiyatı ve
         koruyucu azizi kabul edilir.                                                           eğitim hayatını derinden etkilemiştir.





            William             Sabahattin                                          Kumarajiva            Tyndale              Eyüboğlu
            İngiliz din bilgini ve çevirmen olan Wil­    Sabahattin Eyüboğlu, Türk edebiyatının    Kumarajiva,  Budist  kutsal  metinleri
           liam Tyndale, İncil’i İngilizceye çeviren    yanı sıra çeviri tarihinin de en önemli   Sanskritçeden Çinceye çevirerek Bu­
               ilk isimlerden biridir. Tyndale, insanla­    isimlerinden biridir. Platon, Jean de La   dizmin Çin ve Doğu Asya’da yayılması­
            rın İncil’i kendi dillerinde okuyabilmesi    Fontaine ve Michel de Montaigne gibi    nı sağlamıştır. Bu çalışmalar sayesinde
           gerektiğini savunuyordu. O dönemde    yazarların dünya klasiklerini Türkçeye    geniş kitlelere yayılan Budist düşünce,
          Latince olduğu için geniş halk kitleleri   kazandıran bu yazar; çevirilerini doğal,   Çin kültürüne de kolayca uyum sağla­
          tarafından okunamayan  İncil’i, herke­   sade ve edebî bir dille yapmıştır. Ona    mıştır. Yaptığı çeviriler dönemin diğer
           sin anlayabileceği sade bir İngilizceye   göre çeviri, yalnızca bir aktarım değil,    çevirilerine göre daha edebî ve akıcı
            çevirdi. Ancak dönemin dinî otoriteleri    kültürel  bir gelişim  aracıdır.  Özellikle   göründüğü için çevirisinin kalitesiyle ün
        bu çalışmalara karşı çıkarak çevirileri   Hasan  Âli Yücel döneminde Tercüme   kazanmış ve çevirileri yüzyıllarca kulla­
          yasakladı ve Tyndale nihayetinde idam   Bürosu bünyesinde yürütülen çalışma­
             edildi. O, yalnızca İncil’i çevirmekle kal­    larda büyük bir rol oynamıştır.
         mamış; kullandığı pek çok deyim ve ifa­
                                                                                 Yazar          deyle modern İngilizcenin gelişimine de
         yön vermiştir.                                               Nehir Durmaz

35

Dragomania · 2. Sayı — 35
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

                                                                                                                     2. SAYI   35

KAYNAKÇA

Arka kapak

Dragomania · 2. Sayı — Arka kapak
Bu sayfanın metin çıkarımını göster

Otomatik PDF metin çıkarımıdır; sütun sırası ve satır sonları yayın metninden farklı görünebilir.

       DRAGOMANIA | 2026
İstanbul Beykent Üniversitesi Çeviri Kulübü
BÜÇEK / OKUMA ODASI

Dragomania

Dergi hazırlanıyor…